İLAMLI TAKİP NASIL YAPILIR?

İlamlı icra takibi yapılabilmesi için öncelikle Mahkemeye başvuruda bulunması yargılama neticesinde lehine elde edilmiş bir ilam olması gerekmektedir. İlamlı icra takibinin ilamsız icra takiplerinden farkı ve en önemli özelliği borçlunun itirazının takibi durdurmayacağıdır. İtfa ve imhal itirazlarının ispatı ancak “yetkili mercilerle resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya tetkik merciinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle “mümkün olabilmektedir.

Yine ilamlı icra takibini ilamsız icra takiplerinden ayıran özelliği ilamlı icra takibinin alacaklısı takibi dilediği icra dairesinde gerçekleştirebilmektedir.

İİY 34 ;
İcranın nereden isteneceği:
İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yeri icra dairesine havalesini isteyebilir.

Elinde ilam olan kişi mutlaka ilamlı icra takibi yapması gerekmez dilerse ilamsız icra takibi de gerçekleştirebilir. İlamlı icra takibi yerine ilamsız icra takibinin tercih edilmesinin nedenleri şunlar olabilir :

Borçlunun icranın geri bırakılması kararı alarak takibi durdurmak istemesinin önüne geçmek olabilir. Bu ne demektir? İcranın geri bırakılması ;

İcranın geri bırakılması için verilecek süre:

Madde 36 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 18.03.2005 RG NO: 25759 KANUN NO: 5311/5) (YÜR. TAR.: 01.06.2005) (KOD 3) (KOD 2) (KOD 1)
İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için (DEĞİŞİK İBARE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) (KOD 4) takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
Borçlu, Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) (KOD 4)
Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.
Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine (EKLENMİŞ İBARE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.
Bölge adliye mahkemesince başvurunun (EKLENMİŞ İBARE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması halinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Diğer bir sebep ise ilamın bozulması halinde takibin durmasının ve sonrasında alacağın olmadığı ya da daha az olduğunun ilamla belirlenmesi durumunda icranın iadesi yolunun önüne geçilmesidir.

*** Fakat Yargıtay İçtihadı birleştirme kararında ilama dayalı bir alacak söz konusu ise o halde ilamsız icra takibi yapılması neticesinde itirazın olması halinde zaten ilama dayalı bir alacağın tekrar ilama dayandırılması ve gereksiz şekilde yargı merciilerinin meşgul edilmesi dürüstlük kuralına aykırı olması nedeni ile İLAMA DAYALI BİR ALACAK SÖZ KONUSU İSE İLAMSIZ TAKİBE KONU EDİLEMEZ . Denilmiştir.

İlamlı takiplerde “takibin kesinleşmesi” kavramı bulunmamaktadır. Alacağın hükme bağlandığı mahkeme kararının istinaf ya da temyiz edilmesi de icrayı önleyemeyecektir. USULE İLİŞKİN SON KARARLAR , yalnızca usule ilişkin sorunu çözümlemekte olup esasa ilişkin bir düzenleme içermedikleri için cebri icraya ve bu arada ilamlı icraya konu edilemezler. Yine ARA KARARLAR DA İLAMLI İCRAYA KONU OLAMAZLAR.

Mahkeme ara kararları ilam niteliğinde olmadığından , Mahkeme ara kararıyla verilen tedbir nafakaları da hükmün kesinleşmesine kadar ilam niteliğinde sayılamaz ve ilamlı takibe de konu edilemez. ( HKG 11.06.1997 E. 1997/12-352 K.1997/538 12 HD 30.06.2009 E. 2009/6576 K. 2009/14462 )

Yine ihtiyadi tedbirler ilamlı icranın konusu değildir. İhtiyadi tedbirlerin infazı için icra müdürlüğü beya yazı işleri müdürü veya bir başka adliye görevlisi infaz memuru olarak görev yapar.

İlamlı takibin konusu hukuk mahkemelerinden alınmış olan ilamlar ile ceza mahkemesi ilamlarının tazminata veya yargılama giderlerine ilişkin hükmün fıkrası, yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılması durumunda duruşmada kendisini vekille temsil ettiren ve temyiz istemi kabul edilen taraf lehine takdir olunan vekalet ücreti alacağı yönünden Yargıtay Kararı ile idari yargının edim hükmü içeren ilamları ve Sayıştay ilamı , hakem kararları, usulüne göre tenfiz kararı verilmiş bulunan yabancı mahkeme ilamları ve yabancı hakem kararları da girmektedir.

İLAM NİTELİĞİNDE SAYILAN BELGELER :

*Mahkeme huzurunda yapılan sulhler HMK madde 313 vd. Düzenlenmiştir. Ancak İcra dairesinde sulh yapılmış ise o ilam niteliğinde belge yerine geçmemektedir. Yine Mahkeme huzurunda yapılan kabuller, bu kabuller kısmen veya tamamen kabul olarak davaya rıza göstermedir. Kayıtsız ve şartsız olarak para borcunu ikrar içeren düzenleme biçimindeki Noter senetleri ilam niteliğinde belge sayılır. Lakin onaylama biçimindeki noter senetleri kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içerse bile ilam niteliğinde değildir. İcra dairesindeki kefaletler ilam niteliğindedir.

ÖZEL YASALARA GÖRE İLAM NİTELİĞİNDE SAYILAN BELGELER

Avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imzalanan uzlaşma tutanakları girmektedir.
Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaştıklarını gösteren ve icra edebileceğine ilişkin şerh içeren anlaşma 2017 yılında 7036 sayılı Yasayla yapılan düzenlemeye göre taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Uzlaşma raporu ve belgesi (CMK 253/19), değeri yasal sınırın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetinin vereceği kararlar . Baroların ve Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu’nun para cezasına veya giderlerin ödenmesine ilişkin kararları, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Yasasına göre ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtar heyetleri tarafından onaylanan tarım kredi kooperatiflerinin kredi ile ilgili alacak senetleri, kağıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler , mühendis ve mimar odalarının verdiği aidat ve para cezasına ilişkin kararlar , türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Yasası gereğince kayıt ücretileri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun haasılatından alınacak oda paylaarı ve Birlik aidat ile borsa tescil ücreti ve bunlara ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsiline ilişkin olarak oda, borsa ve Birlik Yönetim Kurulunca verilen kararlar , 3533 sayılı kamu kurumları arasındaki uyuşmazlıklarda tahkimi düzenleyen Yasa’ya göre hakemler tarafından verilen kararlar , Dispeç raporlarının onaylanması hakkındaki kesşinleşmiş kararlar ile itiraza uğramamış olan dispeç raporunun onaylanması hakkındaki kararlar , 4262 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasasına göre müüteşebbis heyetin yönetim aidatı ile ilgili kararları, Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin 659 sayılı KHK çerçevesinde yaptıkları sulh anlaşmalarına ilişkin tutanak.

İlamın bir edim içermesi gerekmektedir. Tespit hükmü içeren ilamlar icra takibine konu yapılamaz. Ancak tespit davasında verilen tespit hükümleri kesinleşir ise o halde hükmün yargılama giderlerine ve bu kapsam da vekalet ücretine ilişkin bölüm ilamlı takibe konu edilebilir. Örnek vermek gerekirse işe iade davalarında iade ilamlarındaki asıl alacak ( boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı) ve faizi yönünden ilamlı icra takibi yapılamayacağıdır. Ancak işe iade ilamlarında likit olan yargılama giderleri ile bu kapsamdaki vekalet ücreti kalemlerinin ilamının kesinleşmesi durumunda istenilmesi mümkün. Konu ile ilgili HGK 25.06.2008, E.2008-12-451 K.2008/453 12 HD 11/10/2018 E.2018/4072 K. 2018/9696

İlamlar kural olarak bölünerek takibe konulamaz. Yargıtay bu durumu ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak nedensiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan vekalet ücreti istenilmesini hakkın kötüye kullanımı olarak yorumlamıştır. İlgili Yargıtay kararı : 8 HD 14.02.2014 E. 2013/23898 K. 2014/2441

İlamların icra edilebilmesi için KURAL OLARAK HÜKMÜN KESİNLEŞMİŞ OLMASI GEREKMEDİĞİ GİBİ İSTİNAF VE TEMTİZ KANUN YOLUNA BAŞVURULMUŞ OLMASI DA ENGEL DEĞİLDİR. Ancak bazı ilamların kesinleşmesi GEREKİR. Kesinleşmeden icraya konu edilemeyecek ilamlar hangileridir? Bazı örnekler :

  • Taşınmaza ilişkin ve bu taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin hükümler kesinleşmediği müddetçe icraya konu edilemezler. Lakin taşınmaz üzerindeki KİŞİSEL HAKLARA ilişkin hükümlerin icra edilebilmesi için kesinleşmesine gerek yoktur.
  • Yıkım ve Kal’e ilişkin ilamların takibe konu edilmesi için kesinleşme gerekir.
  • Tenkise ilişkin ilamların kesinleşmesi aranmaz ancak bu tenkis tapu iptal ve tescil gibi ayni bir hakka ilişkinse o halde kesinleşme aranır.
  • Önalım Şufa hakkı taşınmazın ayni ile ilgili olduğundan kesinleşmeden icraya konu edilemez.
  • Kişiler Hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Ad değiştirme, ada yapılan saldırının önlenmesi veya durdurulması, ergin kılınma ya da yaş düzeltme gibi.
  • Aile Hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icraya konu edilemez Boşanma davası, soybağının reddi davası, babalık davası gibi . Ancak yoksulluk nafakası, maddi manevi tazminat veya iştirak nafakası gibi kararın eklentileri boşanma kararı kesinleşmesi yeterlidir. Ayrıca katkı payı davası gibi davaların icraya konu edilebilmesi için kesinleşmeleri beklenmez.
  • Kira parasına ilişkin tespite ilişkin ilamlar kesinleşmeden icraya konu edilemez.
  • Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki karara karşı temyiz icrayı durdurur. Kesinleşmeden takibe konu edilemez.
  • İstihkak davaları mülkiyet ile ilgili olduğundan kesinleşmedne icraya konu edilemez.
  • Sayıştay ilamları kesinleştikten 90 gün sonra yerine getirirlir.
  • Menfi tespit davasında haklı çıkan ve lehine tazminat hükmedilen borçlu, olumsuz tespit ilamı kesinleşmedikçe tazminat ve yargılama gideri için ilamlı icra takibi yapamaz.Yine istirdatta (geri alma) davasında da kesinleşmeden icra edilemez.
  • ihaenin feshi istemine ilişkin ilamların kesinleşmesi gerekir.
  • Mirasın borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddi davalarındaki ilamlar ve bu ilamda yer alan yargılama gideri vekalet ücretleri kesinleşmeden icra edilemez.
  • Ceza mahkemelerinin mahkumiyet hükümleri kesinleşmeden icra edilemez. bu hükümde yer alan yargılama giderleri ile vekalet ücretleri de kesinleşmeden icra takibine konu edilemez. Ancak HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararı mahkumiyet içermediğinden kesinleşmeden takip konusu yapılabilir.
  • KHK ile yapılan düzenlemeye göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin mahkeme kararları kesinleşmeden  ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konu edilemez.

Kesinleşmeden takibe konu edilemeyecek ilam kesinleşmesi beklenilmeden takibe konu edilmişse borçlu buna karşı icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir. Bu şikayet üzerine icra mahkemesi ilamlı takibin iptaline karar verir. Bu şikayet süreye tabi değildir.



Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup  hak kaybı yaşanılmaması açısından konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır.  Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60