www.sevinozsekerkarabudak.av

YASAL MAL REJİMİ TASFİYESİ

Yasal mal rejimi tasfiyesinde talepler neler olabilir?

  • Temel alacak artık değere katılma alacağıdır.
  • Değer artış payı (TMK Md.227)
  • Katkı payı alacağı
  • Diğer eşte kalan malların iadesi, (TMK m.226)
  • Paylı Mülkiyette ayni talep (TMK m.226/2)
  • Ölüm Nedeni ile tasfiyede ayni talep (TMK 240)
  • Üçüncü kişiye ileri sürülecek talepler (TMK 241)

Bu kavramların ne anlama geldiklerini inceleyelim ;

1-)Katılma Alacağı Nedir?

Varsa eklenecek değerlerden ve denkleştirmelerden elde edilen mikatarlar dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan değerin yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır.

Yasal mal rejiminin tasfiyesi neticesinde bu alacak doğmaktadır. Bu alacak kanundan doğan bir hak olup diğer eşin çalışıp çalışmadığının veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmadığının bir önemi kalmamaktadır.

Ancak Zina veya Cana kast durumuna dayanılarak boşanma kararı verilirse ancak etkilidir. Onun dışında kusurlu veya kusursuz olması sonuca etkilememektedir.

Bir de Katkı ile Doğan Alacaklar mevcuttur. Bu katkı neticesinde doğan alacak hakları ise katkı payı alacağı ve değer artış payı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu alacak hakları ise eşlerin evlilik birliği içerisinde birbirlerinin mal varlığına yapmış oldukları katkılar var ise o katkılar nedeni ile katkı payı alacağı veya değer artış payı alacağı talep etmesidir.

Burada önemli olan fark; Katkı payı yasal mal rejimi içerisinde yapılmış ise Değer Artış Payı alacağı olarak nitelendirmektedir. Mal ayrılığı rejimi içerisinde yapılmış ise Katkı Payı Alacağı olarak nitelendirmekteyiz.

2-) Değer Artış Payı Alacağı Nedir?

TMK 227. Maddesinde düzenlenmiştir.  Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değeri göz önüne alınmak sureti ile hesaplanır.

Eğer o malın değerinde bir azalma var ise o zaman katkının başlangıçtaki değeri esas alınması gerekir. Böyle bir mal daha önce elden çıkarılmışsa diğer eşe ödenecek olan alacak hakkaniyete uygun olarak belirler. Hakkaniyete uygun derken elden çıkarılış sebebi dikkate alınır. Neden elden çıkardığına bakar ? Yoksa eşden kötü niyetle bu malı kaçırmak için mi çıkardı?

Değer artış payı alacağı eşlerin birbirleri ile anlaşmaları ile vazgeçilebilir veya değer artış pay oranı değiştirilebilir.

Değer Artış Payı Hesabı yapılırken :

Katkı Oranı = Yapılan Katkı Değeri / Katkı Yapılan Malın Katkı Tarihindeki ( Katkı + Mal) Değeri

DAP= Katkı yapılan eşin kişisel/ edinilmiş malın tasfiye zamanındaki değeri x Katkı Oranı

DAP ÖRNEK HESAPLAMA :

Örnekle açıklamak gerekirse, Asya düğünde kendisine takılan ziynetlerini bozduruyor. Takıların bedeli olan 20.000 TL yi eşi Mehmet’e ev alması için veriyor.

Mehmet ise evlilikleri süresince çalışarak kazandığı, biriktirdiği 80.000 TL sini takıların bozdurulması ile elde edilen 20.000 TL ile birlikte 100.000 TL değerinde bir ev satın alıyor.

Evin tasfiye sırasında da değeri 300.000 TL dir. Başka da bir mal varlıkları yok.

Evin katkı yapılan zamandaki bedeli :100.000 TL Mehmet 100.000 TL ye malı edindi

Katkı Miktarı : 20.000 TL ( Asya’nın Mehmet’e verdiği kişisel malı olan ziynetlerinin bedeli)

Değer Artış Oranı :20.000 /100.000 = %20

Değer Artış Pay Alacağı :  Tasfiye tarihindeki değer x Değer artış oranı

300.000 x %20 =60.000

Bu durumda Asya Mehmet’ten 60.000 TL değer artış payı talep edebilir.

KATILMA ALACAĞI ÖRNEK HESAPLAMA : Asya bu örnekte katılma alacağı olarak ne talep edebilmektedir ?

Katılma Alacağı = 300.000 TL – 60.000 /2 = 120.000 TL

Yani Asya değer artış payı alacağını tasfiye tarihindeki mal varlığından çıkardığında kalan 240.000 TL bin yasal mal rejimi katılma alacağı olan yarısını 120.000 TL sini alabilmektedir. Asya bu durumda 180.000 TL Mehmek’ten talep edebilecektir.

Eğer Asya hiç katkı yapmamış olsa idi, sadece Mehmet çalışıp biriktirip bu evi almış olsaydı o halde Asya sadece 300.000 TL ‘nin yarısı olan 150.000 TL bin TL yi katılma alacağı olarak alabilecekti.

3-)Katkı Payı Alacağı Nedir?

Mal ayrılığı rejimlerinin varlığı halinde istenilen katkı payı alacağıdır. Evlilik sona erdikten sonra ilgili mal varlığı değerlerinden yararlanma olanağı kalmayan eşe tanınan bu iade alacağına katkı payı alacağı denilir.

Formül :

Katkı Oranı = Yapılan Katkı Değeri / Malın katkı tarihindeki değeri

Katkı Payı  = Malın Dava Tarihindeki Değeri x Katkı Oranı

Katkı payı alacağı kanununda düzenlenmediği Borçlar Kanunundan kaynaklandığı için malın dava tarihindeki değeri esas alınarak hesaplama yapılmaktadır.

Değer Artış Payı (DAPA)  ile Katkı Payı Arasındaki Alacağın Farkları nelerdir?

Hukuki Dayanakları

Katkı Payı Alacağı Borçlar Kanunundan doğmaktadır.

DAPA ise Türk Medeni Kanunundan doğmaktadır.

Esas Alınacak Değerler

Katkı Payı- Dava tarihindeki Değer esas alınacaktır.

DAPA     – Tasviye tarihindeki değer esas alınacaktır.

Zamanaşımı

Katkı Payında 10 Yıl

DAPA 10 YIL

Faiz

Katkı Payı – Dava tarihinden

DAPA       -Tasviye tarihinden

Katkı Payı ve Değer Artış Payını Karşılaştırarak Yapılacak Hesaplama Örneği

100.000 TL ye alınan bir evin davacının katkısı 10.000 TL

Evin dava tarihindeki değeri 200.000 TL

Tasviye tarihindeki değeri 250.000 TL

Katkı Payı Hesabı yaparken :

Katkı Oranı :10.000 /100.000

Katkı Oranı :1/10

Katkı Payı :200.000 x1/10

Katkı Payı :20.000 TL

Değer Artış Payı Hesabı yapılırken :

Katkı Oranı :10.000 /100.000

Katkı Oranı :1/10

Değer Artış Payı :250.000 x 1/10

Değer Artış Payı :25.000 TL

4-)Diğer Eşte Kalan Malların İdesi Nedir ?

Her eş diğer eşte bulunan mallarını geri almak ister.

Kişisel eşyalar ile takılarla, altınlarla ilgili maddedir. Ziynetler ister boşanma ile talep ederiz, ister mal rejimi tasviyesinde isteriz istersek de eşya kalan malların iadesi adı altında bir davayla talep ederiz.

Genelde boşanma davası ile istenilen altınlar, hakimlerce ziynet eşyalara ilişkin olan kısım ayrı dava olarak ayrılmaktadır.

Biz  yasal mal rejimlerinin tasfiyesini talep ettiğimizde bu dava bize NAKDİ bir alacak hakkı vermektedir. ( Katılma Alacağı)

NAKDİ ALACAKLARIN İSTİSNASI NELERDİR?

TMK madde 226/2 ye göre Paylı mülkiyet ile alınan bir malın, eş üstün bir yararı var ise ( iş yeri olarak kullanıyor olabilir .) 1/2 olan eski eşteki hissenin iptali ile adına tescilini talep edebilmektedir.

TMK 240 a göre, ölüm halinde ise sağ kalan eşe tanınan bir hak mevcuttur.  Ölüm halinde tasfiyede sağ kalan eş, eşlerin birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyaları ile ilgili mülkiyet, intifa ve kullanma talebinde bulunabilmektedir.  Sağ kalan eş eski yaşamını devam ettirmek için bir hakta bulunursa ona göre bir karar verilebilir.

EKLENECEK DEĞERLER NELERDİR?

TMK madde 229 da edinilmiş mallara eklenecek değerler düzenlenmektedir.

1.) Eşlerden birinin ml rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, ( Mesela, erkek eşin annesine aldığı ev, kadın eşin rızası olmadan alınan hediye )

2.) Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşulu ile, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.

Bu devirin yapıldığı üçüncü kişiye de davayı ihbar edersen alacağını ona karşı da ileri sürebilirsin, denilmektedir. ( TMK Madde 241.)

Yargıtay 2. HD. 10.11.2021 T. 2021/8376 K. ekle.

5-) Üçüncü Kişilere Karşı Açılacak Dava Nedir?

TMK Madde 241

Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallara hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarları isteyebilir.

Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçıların haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Yukarıdaki fıkra hükümleri ve yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

Üçüncü kişiler üzerinde mal kalmaya devam ediyor ancak alacağınızı alabiliyorsunuz. Buradaki öğrenmeden itibaren 1 yıl, tahsil edemediğinizi öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıldır. Yani davayı eski eşe açtınız, dava sonuçlandı ama tahsil edemediniz. ( İcraya koydunuz ve icra edemediniz) öğrendiğiniz andan itibaren bir yıl olarak değerlendirilmektedir. 5 yıl ise, boşanma davası bitecek, mal rejimi davası bitecek ve siz tahsil edemediğinizi öğreneceksiniz yani icra aşamasından geçecek bunların hepsi 5 yıl içerisinde olacak der.

Bu hususta çözüm Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 21.02.2017 T. 2015/11338 E. 2017/2301 K. İle üçüncü kişiyi mal rejimi davasında davalı göstermek. Böylece Mahkeme üçüncü kişiye yöneltilen davayı ayırarak mal rejimi davasını bekletici mesele yapabilecek.

Bu durumda üçüncü kişiye karşı iki yolumuz oluşmuş oluyor.

  1. Mal rejimi tasfiyesi davasında malın devredildiği 3. Kişiyi davalı göstermek. Mahkeme her aşamada ayırma yapabilir.
  2. Mal rejiminin tasfiye davasında TMK md. 229 gereğince üçüncü kişiye ihbarda bulunmak ve daha sonra üçüncü kişiye karşı TMK 241. Maddesi gereğince dava açmak.

DENKLEŞTİRME NEDİR?

TMK MADDE 230

Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallardan ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.

Denkleştirmeyi dilekçenizde illa ki belirtmenize gerek yok, açıklamalarınızdan anlaşılıyor ise denkleştirme istediğiniz bellidir.

Bir eşin kişisel malları ile aynı eşin edinilmiş mallarının birbiri ile karışması halinde bunu ayırma işlemidir. Yani bir eşin ailesinden miras kalan bir para ve çalışarak kazandığı bir para var  bu mallar ile bir ev alıyorum.

Davalı savunması olarak da gelir. Yani bankamdaki param içerisinde evlenmeden önce olan paralarımda var diyebilir.

Konuya ilişkin Yargıtay 2. HD. 24.11.2021 T. 2021/5355E. 2021/8698 K.

DAVAYA İLİŞKİN NOTLAR :

Bu tür davalarda alacak davaları olduğu için ayni talep mümkün değildir. Nakdi olarak talep edilebilir. Ancak istisnalarını yukarıda değinmiştik.

Her bir alacak türü ayrı olarak belirtilmesi gerekmektedir. Yani katılma alacağı, değer artış payı ayrı, ayni talepler ayrı olarak hepsi dilekçe de ayrı ayrı olarak belirtilmelidir. Alacakları değil, mal varlığı değerlerini de ayrı ayrı belirtilmelidir der. Talep edildiği miktarının hangi taşınmazdan hangisinin ise araca ilgili olduğu, yani hangi maldan ne kadar istenildiği bildirilmelidir. Eğer bildirilmedi ise her malden eşit talep edildiği kabul edilmektedir.

Hukuki nitelendirmede hata yapılırsa dahi taraflar hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunda değildir. Hukuki nitelendirme Mahkemeye aittir. Yargıtay ‘. HD. 20.10.2021 T. 2021/5655E. 2021/7416 K.

  • Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi aşamasında hesaba katılacak olan mallar ve değerler, eşlerin mal rejiminin sona ermesi anındaki mülkiyet durumlarına göre değerlendirilir.
  • Mevcut olmayan bir mal varlığı ile ilgili talepte bulunulur ise TMK m. 229 ileri sürülebilir.

Üçüncü kişi adına alınan bir malın değeri davalı tarafça ödendiği tespit ediliyorsa o halde davalı üzerine kayıtlı olmasa dahi davalının malı olduğu anlaşılıyor ise o halde edinilmiş mal olarak tasfiye hesabına katılır. Burada amaç davalının bir mal alması ama bir sebeple bir başkası adına kayıtlı olması gibi. Yani borcu olduğu için veya kredi çıkmadığı için kardeşi üzerine malı kaydettirmesi gibi.

Tanıma Veya Tenfiz Kararı Verildiğinde Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

Mal rejiminin sona erdiği tarih, yabancı mahkemede açılan boşanma davasının açıldığı tarih olarak kabul edilmektedir.  Yargıtay uygulamasında zamanaşımının başlangıç tarihi tanıma veya teniz kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmektedir.

DAVALI İSENİZ KARŞI DAVA AÇMAYA GEREK VAR MI?

Takas, mahsup talebinde bulunuyorsa o halde harç yatırmaksızın külli tasfiye talep edilebilir. Konuya ilişkin ; Yargıtay 8. HD. 21.01.2014 T. 2013/18048 E. 2014/778 K.

ANLAŞMALI BOŞANMALARDAN SONRA MAL REJİMİ DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

  • Anlaşmalı boşanma da birbirlerinden bir alacak talepleri olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Tarafların birbirlerinden alacaklarına ilişkin olarak feragatleri söz konusu mudur ona bakılması gerekmektedir.
  • Yargıtay “ hiçbir hak ve alacağımız kalmamıştır.” “maddi/manevi hiç bir talebimiz yoktur.”  “Aramızda mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan bir anlaşmazlık yoktur.” Gibi ifadeler ile mal rejiminin tasfiye edildiği anlamına gelmektedir.

Anlaşmalı boşanma da Yargıtay Kararlarının mal rejiminin tasfiyesinin gerçekleştiğine dair kabul edilecek ibare olup olmadığına bakmak gerekir.

Mal tabiri, mal rejimi tasfiyesini kapsamaktadır.

İSPAT

Her türlü yasal delilden yararlanılabilir.

İspat karinelerinin aksi ise tek başına tanık beyanı yeterli değil. Beyanların başka deliller ile desteklenmesi gerekiyor. Mümkünse banka kayıtları, edinilen malla ilişkin para akışlarının gösterimesi tanıkların beyanlarının desteklenmesi gerekir.

TASFİYEDE ŞİRKETİN DURUMU İSE şirket hissesinin kişisel mal olması halinde kar payının temettü veya şirkete ayın veya sermaye artışı olarak ilave edilmesi gerekir çünkü kişisel malın geliri edinilmiş mal kabul edilmektedir. 

Şirket hissesi edinilmiş mal ise şirket hissesinin değerinin ne kadar olduğunun bilirkişiler ile ispatlanması gerekir.

Nakdi sermaye artışı da edinilmiş mallara girer. Sonradan konulan sermaye artışı edinilmiş mallardan geldiği kabul edilmektedir. Burada önemli bir husus şudur, kar payları dağıtıldıysa ve tüketildiyse talep edilecek bir şey kalmaz. Dağıtılmadı ise ana sermayeye eklendiyse, şirkete yatırım olarak girdiyse talep edilebilir. Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.07.2021 T.. 2020/458 E. 2021/889 K.  bakabilirsiniz.

Konuya ilişkin ; Yargıtay 8. HD. 11.10.2018 t. 2016/10980 E. 2018/17131 K.

MAL VARLIĞINDA KREDİ BORCU VAR İSE NE OLACAK?

Yasal mal rejimi içinde ödenen miktar, toplam ödeme oranlanmaktadır. Çıkan oranın, satın alma değeri çinde oranı bulunmakta ve malvarlığının tasfiye tarihindeki değeri ile çarpılması neticesinde elde edilen miktar Yargıtay kararı tarafından artık değer kabul edilmekte, bu değerin yarısı ise diğer eşin katılma alacağı olmaktadır.

Konu ile ilgili; Yargıtay  2. HD. 26/10/2021 T. 2021/5668 E. 2021/7765 K.

TAZMİNATLAR

TMK m. 228/2 ye göre

Emekli İkramiyesi, Oyak, İş gücü kaybı tazminatlar ve Zorunlu Emeklilik sistemleri

Bu tazminatlar edinilmiş mallardır. Ancak burada 1/2 olarak hesaplamıyoruz. Buradaki hesaplamalar farklıdır. Burada eşe yapılan ödemelerin toptan değilde irat olarak ödenmesi halinde TRH yaşam tablosuna göre, aylık ne kadar ödeme yapılacağı hesaplanmaktadır.

Akabinde TRK yaşam tablosuna göre boşanma dava tarihinde, kalan ömrünün ne kadar olduğu hesaplanır.

Eşe  ödemeler irat şeklinde olsa idi boşanma davasının açıldığı tarihten sonra toplam ne kadar ödeme açılacağı hesap edilir.

Bulunan bu değerin, yıllara göre %10 iskontolu logaritmik peşin değer tablosuna göre, boşanma davasının açıldığı tarihteki peşin değer hesaplanır.

Bulunan peşin değer, TMK m 228/2 maddesince kişisel maldır, eşin aldığı değerden çıkarılır. Bulunan rakamın 1/2 si ise diğer eşin katılma alacağıdır.

Kıdem tazminatı, bireysel emeklilik ve zorunlu olmayan emeklilik sistemlerinde sadece çalışma süresine veya prim ödeme süresine göre hesaplanır. Evlilik içinde ve dışındaki çalışma süresine bakılır.

ALACAKLAR TASFİYEYE DAHİL OLUR MU?

TBK MADDE 185 E kanuni temlik uygulaması yapılabilir. Üçüncü şahıs nezdindeki eşe ait ve ödenecek miktardaki diğer eşe mahkeme kararıyla temlikine karar verilebilir. Muaccel olması önemlidir bu alacağın. Ödenebilir muaccel alacağın temlike konu edilebilmektedir.Boşanma dava tarihinde bu alacak muaccel olacak ve ödenebilir ise temlik sağlanabilmektedir. Konuya ilişkin;  Yargıtay 8. HD. 18.03.2014 T. 2014/670 E. 2014/4467 K.

DEĞER TESPİTİ ;

Mevcut mallarda dava konusu malvarlığının mal rejimi sona erdiği andaki mevcut durumunun tasfiye tarihindeki değeri tespit edilmelidir. Devredilen eklenecek değer nitelikteli mallar ise mevcut durumunun, tasfiye tarihindeki değeri tespit edilmesi gerekmektedir.

İlgili karar için ;Yargıtay 2. HD 06.12.2021 T. 2021/5662 E. 2021/9119 K.

ZİNA VEYA HAYATA KAST ; kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verilmektedir. Olayın ağırlığına göre değerlendiriliyor.

BU ALACAKLAR BELİRSİZ ALACAKLARDIR.

Hak 107/1.

Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açılabilir.

Aile Mahkemesinin re’sen araştırma ilkesi olmadığı için mahkemeden mal varlığının araştırılması ve tasfiye yapılması talep edilemez. Genel araştırma yapılamaz ama bilgilerin toplanması için nerelere başvurulması gerektiği mahkemeye talepte bulunulabilir.

Dava değeri belirsizdir ancak çok düşük göstermeniz tedbir talep edildiğinde tedbire ilişkin dava değeri üzerinden tedbir konulmasına karar verilebilir. Sakıncası budur.

Müşterek çocuğa karşı devir yapılması karşılıksız kazandırma kastı ile yapılıp yapılmadığına bakılması gerekmektedir.


  • Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60