Bodrum Boşanma Avukatı

Değer artış payı alacağı nedir?

Değer Artış Payının alacağı nedir?, Nasıl Hesaplanır? Katılma Payı Alacağı Nedir, Nasıl Hesaplanır? gibi sorularla sık sık karşılaşmaktayız. Bu yazımızda kısaca değer artış payının ne olduğundan ve nasıl hesaplandığından bahsedeceğiz.

DEĞER ARTIŞ PAYI NEDİR?

Değer Artış payı TMK’nun 227/1 Maddesi ”Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.”şeklinde düzenlenmiştir.

DEĞER ARTIŞ PAYI NASIL HESAPLANIR?

Değer artış payı  eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması halinde, bu malın alım değeri ile katkı bedeli oranlanır, oran belirlendikten sonra malın tasfiye tarihine en yakın tarihteki değeri ile bu oran çarpılır ve çıkan miktar değer artış alacak miktarıdır. Bu bulunan değer artış alacak miktarının malın tasfiye tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinden çıkartılması sonucunda elde edilen bedelin yarısı da katılma alacağı olarak hesaplanır.

Tasfiye tarihi, karar tarihi olup bu değer artış payı alacağının hesaplanabilmesi ve istenebilmesi için mal rejiminin sona ermiş olması gerekmektedir. Mal rejimi, boşanma ile sonlandıysa boşanma davasının kesinleşme tarihi değil, boşanma davasının açıldığı tarih mal rejiminin sona erdiği tarihtir. Mal rejiminin sona erdiği tarih itibari ile mevcut olan mallar tasfiyeye girmektedir. Ayrıca eklenecek değerler ayrıca dava konusudur.  Konuya ilişkin Yargıtay kararları şu şekildedir;

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/5718 Esas, 2014/13291 Karar , 24.06.2014 tarihli kararı şu şekildedir;

”…Mahkemece, değer artış payı alacağının hesabı için öncelikle davacının babası tarafından verilen paranın miktarı ile aracın bu tarihteki sürüm (rayiç) değerinin ayrı ayrı saptanması, davacının katkı yaptığı tarihteki değeri ile katkıda bulunduğu miktarın toplamı gözetilerek davacının yaptığı katkının sözü edilen toplam değer içindeki oranının bulunması, bu oranın tasfiye tarihindeki sürüm değeri ile çarpılarak çıkacak miktarın değer artış payı alacağı olarak karar altına alınması (TMK’nun 227). TMK’nun 232 ve 235/1. maddelerine göre taşınmazın tasfiye anındaki sürüm değeri, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi olarak eldeki davanın karar tarihine en yakın tarih olarak kabul edilmesi, değer artış payı hesaplanıp taşınmazın tasfiye anında belirlenecek değerinden düşürüldükten sonra yine davalının ziynet eşyaları ile yaptığı katkı aynı şekilde davalının kişisel malı olarak düşüldükten sonra kalan bakımından TMK’nun 231 ve 236/1. maddeleri uyarınca davacının katılma alacağının saptanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…”

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/3685 Esas, 2016/13085 Karar, 04.10.2016 tarihli kararı şu şekildedir ”…Taraflar, 29.03.1988 tarihinde evlenmiş; 09.03.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 25.04.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). …”

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi’nin 2020/4303 Esas, 2021/3185 Karar, 06.04.2021 tarihli kararında bu husus şu şekilde belirtilmiştir”… Somut olayda, katılma alacağı hesap edilen tasfiye konusu 15017042 hesaptaki para yönünden paranın tasfiye tarihi itibariyle değeri belirlenmeksizin, mal rejimi sona erdiğinde mevcut para değeri üzerinden davacının katılma alacağının hesaplanması hatalı olmuştur. Mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılarak paranın tasfiye tarihi (bozma ile güncelliğini yitireceğinden bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarih) itibariyle sürüm (rayiç) değeri tespit ettirilip, talep miktarı ve müktesep haklar gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere asıl dava yönünden hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir…”


  • Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60