TESCİL DIŞI BIRAKILAN YERLER HAKKINDA KADASTRO ÖNCESİ NEDENLERE DAYANARAK DAVA AÇMADA SÜRE SINIRI NE KADARDIR?

Bu yazımızda hakkında tutanak düzenlenmeyen,tespit ve tescil  dışı bırakılan yerler hakkında  kadastro öncesi nedenlere dayanarak dava açılmasını sınırlayan bir süre düzenlenmesi bulunup bulunmadığı hususu Yargıtay Kararları doğrultusunda kısaca incelenecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. Maddesi uyarınca herkes yargı mercileri önünde hak arama özgürlüğüne sahip olup , bu özgürlüğün en yaygın şekilde kullanma şekli dava açma hakkıdır. Yine Anayasanın 13. Maddesi uyarınca “ Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.” Dava konumuz ayni bir hakka ilişkin olup yasal bir kısıtlama bulunmadıkça her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilmektedir3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesinde yalnızca hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlarla ilgili olarak  10 yıllık hak düşürücü süre belirlenmiş olup, gerek 3402 sayılı kanunda, gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun tescil hükümlerini düzenleyen maddelerinde, hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanarak dava açılmasını sınırlayan bir süre düzenlenmesi bulunmamaktadır.

Konuya ilişkin Yargıtay Kararları şu şekildedir;

 

T.C. YARGITAY . HUKUK GENEL KURULU Esas No: 2014/16-102 Karar No: 2015/2026 Karar Tarihi: 30.09.2015

…(Dava konusu taşınmaz 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılmıştır. )…

…Mahkemece tescil harici bırakılan yer hakkında komşu parsellerin kadastro tespitinin yapıldığı 2006 yılından davanın açıldığı 29.12.2009 tarihine kadar kadastrodan önceki nedene dayanarak dava açmak için aranan makul sürenin aşıldığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacı mülkiyet hakkının oluştuğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mülkiyet hakkı ayni hak niteliğinde olup, her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilir. Bu hakkın ileri sürülmesi ancak yasa ile sınırlanabilir. Gayrimenkul mevzuatımızda tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak tescil istemi ile dava açılmasını süre yönünden sınırlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davacıya niza konusu bölümün tespit gününden önce yol olmadığını ve yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının gerçekleştiğini ispatlama imkanı verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.…Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.…

 

Konuya ilişkin Yargıtay Kararları şu şekildedir;

T.C. YARGITAY 16. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/185 Karar No: 2014/5021 Karar Tarihi: 29.04.2014

“…Ayni haklar, açık bir yasal düzenleme ile sınırlandırılmadıkça her zaman ileri sürülebilirler. Gayrimenkul mevzuatımızda, hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş taşınmazlara yönelik olarak açılacak davaları süre yönünden sınırlayan veya kadastro tespit gününden önceki zilyetliğe dayanılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığına göre, mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Mahkemece; tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre işin esası yönünden bir karar verilmelidir…”

Konuya ilişkin özet bilgi bu şekildedir daha detaylı bilgi ilerleyen yazılarımızda sizlerle paylaşılacaktır.


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60