SOSYAL MEDYA SİTELERİNİN KULLANIMI

NEDENİYLE EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN   SARSILMASINA    İLİŞKİN YARGITAY  KARARLARI

Bu yazımızda boşanma davalarından en çok sebep gösterilen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hususuna sosyal medya kullanımlarının nasıl etki edebileceği hususuyla ilgili Yargıtay Kararları’na yer verilecektir.

Twitter, İnstagram, Tiktok, Facebook gibi sosyal medya araçlarının son zamanlarda yaygın kullanımı evliliklerini etkileyen bir hal almaya başladı. Bu durum bazen eşe yeterince zaman ayıramama, vaktinin büyük çoğunluğunu sosyal medyada harcama şeklinde olabileceği gibi sosyal medya araçları yeni insanlarla tanışma fırsatını oldukça kolaylaştırdığı için sosyal medya üzerinden aldatma vakıaları oldukça yükseldi. Sosyal medya araçları ile erkek eşin başkaca kadınlarla mesajlaşması veyahut kadın eşin başkaca erkeklerle mesajlaşması Yargıtay tarafından güven sarsıcı hareket olarak nitelendirilmekte ve  bu güven sarsıcı hareketler sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilmektedir.

Yargıtay’ın  eşlerden birinin sosyal paylaşım sitelerinden başka kişilerle görüşülmesini güven sarsıcı kusurlu davranış olarak gördüğü ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açtığını belirttiği kararlarından birkaç tanesi şu şekildedir;


-YARGITAY 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/19849 esas, 2015/4186 karar, 11.03.2015 tarihli kararı ”

…Davalının hem mobil telefonundan, hem de bilgisayardan sürekli olarak internete girdiği ve facebook isimli sosyal paylaşım sitesini kullandığı, bu şekilde kuşku çeken tutum ve davranışlarda bulunduğu, son olarak da Almanyaya döndükten iki gün sonra Talattan ayrılacağını, boşanmak istediğini söyleyerek evi terk ettiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinde eşler, birlikte yaşamak ve birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamakla yükümlüdürler.Davalının eşinden boşanacağını söyleyerek evi terk etmesi, birlikte yaşamaktan kaçınma ve zamanının çoğunu sosyal paylaşım sitesi ve internette geçirmesi, evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama konusundaki özen yükümlülüğüne (TMK. md.185/2) aykırı olup, diğer taraf için ortak hayatı çekilmez Kılar. Gerçekleşen bu duruma göre, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı, dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA…”şeklindedir.


YARGITAY 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/1135 esas,  2017/5962karar,  22.05.2017 tarihli kararı’‘…Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı erkeğin başka bir isimle facebook hesabı açarak bu hesap üzerinden başka kadınlara parayla cinsel ilişki teklifinde bulunduğu, eşine nöbete gideceğini söylemesine karşın eğlenmeye gittiği, bu haliyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.’


YARGITAY 2. Hukuk Dairesi’nin  2011/21815 esas,  2012/16802 karar 19.06.2012 tarihli kararı”…Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; mahkemenin de sabit kabul ettiği gibi davalı-davacı kocanın güven sarsıcı davranışlar içine girmesi, eşine hakaret etmesi ve birlik görevlerini yerine getirmemesi şeklinde gerçekleşen davranışlarına karşılık; davacı-davalı kadının da internette facebook adlı paylaşım sitesi aracılığıyla bir başka erkekle kocasının güvenini sarsacak şekilde mesajlaştığı ve görüştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda; tarafların evlilik birliği temelinden sarsılmış olup; bu sonuca ulaşılmasında her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalı-davacı kocanın eşine göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken, mahkemenin kusurun tamamen davalı-davacı kocada olduğuna ilişkin gerekçesinde isabet olmadığı gibi; her iki taraf da boşanma isteğiyle dava açmalarına ve davalı-davacı kocanın boşanma davası bakımından TMK 166/2 maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmiş olmasına göre; boşanmaya davalı davacı kocanın davasının da kabul edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle reddi de isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir….”


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Derin Özşeker ‘e ve  Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60