MİRASÇILARIN KATILMA ALACAĞI DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

MİRASÇILARIN KATILMA ALACAĞI DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

İçerik Haritası

Evliliğin Ölüm İle Sona Erdiği Hallerde Mirasçıların Açacağı Katılma Alacağı Davalarında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi yukarıda açıklandığı üzere 10 yıldır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun istikrarlı içtihatlarında evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi halinde Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca uygulanacak zamanaşımı süresi TMK’nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK’nun 146. maddesinde yer alan 10 yıl (mülga BK.m.125.) olarak kabul edilmiştir.

Özşeker Hukuk Bürosu olarak Bodrum İlçesinde görev yapmaktayız.

Bize 0530 434 48 48- 0536 930 52 60 numaralarından ulaşabilirsiniz.

Yargıtay 8. HUKUK DAİRESİ’nin  2013/14380 esas, 2014/12282 karar, 12.06.2014 tarihli kararı

”Davacılar vekili, 02.10.2007 tarihinde vefat eden davacılar murisi A. Ö. ile 08.08.2012 tarihinde vefat eden davalılar murisi Ş. Ö.’ün 1987 yılında evlendiğini, evlilik birliği içinde 31.07.2002 tarihinde 2009 ada 2 parsel sayılı taşınmazın edinilerek davalılar murisi adına tescil edildiğini açıklayarak, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 45.000 TL’in yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan N. Y. vekili, dava konusu taşınmazın davalı murisi Ş.’nin ilk evliliği sırasında edinilen 3009 ada 42 parselin satışından elde edilen parayla alınan 420 ada 1009 parsel 4 nolu meskenin satışından elde edilen parayla alınan kişisel mal niteliğinde olduğunu bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, eşler arasında uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin eşlerin ölümünden sonra mirasçılar arasında açılan davalarda 1 yıl olarak uygulanması gerekip davacılar murisinin ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında TMK’nun 178. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar murisi ile davalılar murisi 25.01.1988 tarihinde evlenmiş ve evlilik birliği davacılar murisinin 02.10.2007 tarihinde ölümü ile son bulmuştur. TMK’nun 225. maddesinin 1. fıkrasına göre evliliğin ölüm ile sona erdirilmesi durumunda, eşler arasındaki mal rejimi ölüm tarihi itibariyle son bulur. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı, bu tarihten davacılar murisinin öldüğü 02.10.2007 tarihine kadar ise, 4721 sayılı TMK’nun 202. maddesi uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Dosya kapsamı, dava dilekçesindeki açıklamalar ve tapu kaydı bulunmuyorsa da, taşınmazın 31.07.2002 tarihinde edinildiği hususunda taraflar arasında ittifak bulunmakla dava, edinilmiş mal niteliğindeki taşınmaz üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, Dairenin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun istikrarlı içtihatlarında evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi halinde Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca uygulanacak zamanaşımı süresi TMK’nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK’nun 146. maddesinde yer alan 10 yıl (mülga BK.m.125.) olarak kabul edilmiştir. Buna karşılık evliliğin boşanma nedeniyle sona ermesi halinde Daire tarafından 1 yıl olarak kabul edilen zamanaşımı süresi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından TMK’nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK’nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmekle Daire tarafından da benimsenmiştir.

Somut olayda tarafların evli iken ölen A. Ö. ve Ş. Ö.’ün mirasçıları olup murislerinin ölümü ile TMK’nun 599 maddesine göre mirası bir bütün halde alacak ve borçları ile birlikte kanun gereğince kazandıklarından mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi yukarıda açıklandığı üzere 10 yıldır. Hal böyle iken tarafların murisleri arasındaki mal rejiminin sona erdiği 02.10.2007 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 10.09.2012 tarihi arasında 10 yıllık süre geçmediğinden tarafların bildirdikleri deliller toplanıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.”

Özşeker Hukuk Bürosu olarak Bodrum İlçesinde görev yapmaktayız.

Bize 0530 434 48 48- 0536 930 52 60 numaralarından ulaşabilirsiniz.

 Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker’e ve Av. Derin Özşeker Balkı ‘ya aittir. Tarafımız Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgilerin ve yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden hiçbir sorumluluk almamaktadır.

Avukat Sevin ÖZŞEKER

Avukat Sevin ÖZŞEKER

Özşeker Hukuk Bürosu, Muğla’da Av. Sevin Özşeker Karabudak tarafından kurulmuştur. Kurulduğu günden itibaren müvekkillerinin hukuki problemlerine kısa zamanda yaratıcı ve etkili çözümler üretmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Burada Arama Yapın

Yardıma İhtiyacınız Var mı?

Hukuk Büromuzun bir diğer önemli özelliği de dürüstlük ve şeffaflıktır.

Hukuk Hizmetleri İçin Arayın

0530 434 4848

Mail Address

avsevinozseker@gmail.com