altgörsel

MİRASÇILAR ARASINDA ZAMANAŞIMI

İŞLEMEYECEĞİNE İLİŞKİN BULDUĞUMUZ YARGITAY KARARLARIDIR 

T.C. YARGITAY

14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2000/5019 Karar No: 2000/6291 Karar Tarihi: 17.10.2000

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ – TAŞINMAZIN FİİLEN TAKSİM EDİLİP SATIŞ VAADİNDE BULUNANIN HİSSESİNİN DAVACIYA TESLİM EDİLDİĞİ – DAVACININ FİİLEN ZİLYET OLDUĞU – DAVANIN ESASINA GİRİLMESİ GEREĞİ

Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak tescil davası açma süresi kural olarak 10 yıldır. Ancak; bu süre Medeni Kanun’un 630/3 maddesi uyarınca iştirak hali devam ettiği müddetçe mirasçılar arasında işlemediği gibi, taşınmazın teslimi ile de işlemez. Davacı ve satışı vaad eden 475 parsel sayılı taşınmazın maliki Salih Bayındır’ın mirasçıları olup, taşınmazda iştirak halinde hissedardırlar. Öte yandan; Mahkemece, mahallinde yapılan keşifte, taşınmazın fiilen taksim edilip, satış vaadinde bulunanın hissesinin davacıya teslim edildiği ve fiilen zilyed olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

T.C. YARGITAY

8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/8624 Karar No: 2012/10338

Karar Tarihi: 12.11.2012

Taşınmazlar ortak muris …’den kalmış ve henüz tereke paylaşılmamış ise bir veya birkaç mirasçının terekeye dahil taşınmazlar üzerinde sürdürdüğü zilyetlik tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılacağından taşınmazı kullanmayan diğer mirasçılar bakımından iradi terk ilkesinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Çünkü elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar bakımından mirasçılar arasında zamanaşımı işlemez. İradi terk ilkesi uygulanmaz.

T.C. YARGITAY 3. Hukuk Dairesi

Esas No: 2014/4914 Karar No: 2014/11813

Karar Tarihi: 15.09.2014 YARGITAY KARARI

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Borçlar Kanunun 82. maddesinde yer alan “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmü uyarınca dava konusu olayda 2 ve 10 yıllık sürelerin geçtiği tespit edildiğinden ve davalılar vekilinin zamanaşımı itirazı yerinde görüldüğünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; muris muvazaası, sahtecilik, vekaletin kötüye kullanılması iddiasına dayalı davalar, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabilir yine miras payı hakkına dayalı muvazaalı işlemler için açılacak davalarda mirasçılar arasında zamanaşımı işlemez.

T.C. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi

Esas No: 2010/2375 Karar No: 2010/5289

Karar Tarihi: 04.11.2010

Mahkemece, TMK.nun 713/2.maddesindeki iktisap şartlarının davacı lehine gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Dava konusu 139 ada 11 parsel, 12.05.1987 tarihinde kadastro yoluyla 1956 yılında ölen kök muris … adına tescil edilmiş olup veraset belgesine göre davacı …’nin mirasçılık sıfatı bulunmaktadır. Muris İbrahim’in terekesi bu durumda TMK.nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Mirasçılar arasında taşınmaz iktisabı bakımından birinin lehine diğerinin aleyhine zamanaşımı süresi işlemez. (25.5.1954 tarih ve 1954/7 E, 1954/17 K.sayılı YİBK) Buna bağlı olarak mirasçılar birbirlerine karşı TMK.nun 713/1-2. fıkralarında yer alan zamanaşımı süresinden yararlanamazlar. Terekeye dahil bir taşınmaz üzerinde, mirasçılardan birinin sürdürdüğü zilyetlik diğerleri adına da sürdürülmüş sayılır. Bu nedenle, muris İbrahim adına kayıtlı 139 ada 11 parselde davacı …’nin sürdürdüğü zilyetlik muris İbrahim’in diğer mirasçıları olan davalılar bakımından da aynı hukuki nitelendirmeye tabidir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir. Ancak mirasçılardan …,… ve … dışında kalan davalıların kabul beyanları vardır. HUMK.nun 95. maddesine göre kabul, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir. Mahkemece davayı kabul eden mirasçılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde kabul beyanı bulunmayan davalılar …, … ve … payları yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Derin Özşeker ‘e ve  Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60

 

DİĞER MAKALELER :

TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMELERİNDEN KAYNAKLANAN TAPU İPTAL VE TESCİL DAVALARIN’DA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR?https://www.sevinozsekerkarabudak.av.tr/tasinmaz-satis-vaadi-sozlesmelerinden-kaynaklanan-tapu-iptal-ve-tescil-davalarinda-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar-nelerdir/

MURİS MUVAZAASI NEDİR?https://www.sevinozsekerkarabudak.av.tr/muris-muvazaasi/