KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA SUÇU

   (TCK 123)

İnsanlar arasında iletişim ve etkileşimin çok yoğun olduğu günümüzde özellikle teknolojik araçlarla en çok işlenen suçlardan bir tanesi de TCK’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükunu bozma suçudur.

Bu suç TCK’nun 123.  maddesinde ‘‘Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu suçun oluşması için gereken en önemli unsur ısrardır. Nitekim huzur ve sükûnu bozacak olan davranışların ısrarla yapılması gerektiği kanunda açık bir şekilde vurgulanmıştır. Huzur ve sükunu bozacak nitelikteki davranışların tespiti objektif kriterlere göre tespit edilmelidir. Yine ısrar unsuru da her olay için ayrı ayrı değerlendirilecek olmakla birlikte Yargıtay ısrar unsuru için  telefonla en az iki kere aranmasını yada en az iki kez mesaj gönderilmesi halinde ısrar unsurunun varlığını kabul etmiştir.

Burada önem arz eden ve dikkat edilmesi gereken hususlardan biride şudur; bu suçun oluşması için ısrar unsurunun gerçekleşmiş olması gerektiğinden bir kişinin defalarca aranmasının, mesaj gönderilmesinin suçun oluşması için gerekli ısrar unsuru kapsamında kalması halinde buradaki tekrarın  ”aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazlası işlenmesi ”(zincirleme suç)  şeklinde kabul edilemeyeceğidir.

Konuya İlişkin YARGITAY 4. Ceza Dairesi’nin  2018/7076 Esas, 2021/18701 Karar, 10.06.2021 tarihli kararı…Sanığın, farklı zamanlarda ve birden çok kez telefon etme, mesaj gönderme ve evin önüne not bırakma şeklinde gerçekleştirdiği suça konu eylemlerinde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun “ısrar” öğesinin oluşması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, aynı Kanunun 43/1. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza belirlenmesi,…Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklindedir.

YARGITAY 2. Ceza Dairesi’nin   2011 / 31120 Esas,   2013 / 18153 Karar,  03.07.2013 tarihli kararı şu şekildedir”…5237 Sayılı TCK’nın 123.maddesine göre; “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması” durumunda kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun oluşacağı, sanığın, günün değişik saatlerinde ve kısa aralıklarla olmak üzere katılanı telefonla birçok kez arayarak hiç konuşmadan sesini dinleyip telefonu kapatması ya da telefonu çaldırıp kapatması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın katılanı bir çok kez aramasının, suçun “ısrarla yapılması” unsurunu oluşturduğu, somut olayda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunun söz konusu olmadığı ve TCK’nın 43.maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, hatalı değerlendirme yapılarak sanık hakkında TCK’nın 43.maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

KAST-ŞİKAYET SÜRESİ-DAVA ZAMANAŞIMI

Bu suç özel kastla işlenen bir suç olup buradaki kast kişilerin huzur ve sükununu bozmaktır. Ayrıca bu suç şikayete tabi olup,  şikayet süresi öğrenmeden itibaren 6 ay, dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. Yani bu suç işlenilmesinden itibaren 8 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Kanun maddesinden de açıkça anlaşıldığı üzere ısrarla telefon edilmesi (telefon edilmesini sadece aramak olarak düşünmemeliyiz, mesaj atmak suretiyle de işlenebilir), gürültü yapılması yada aynı maksatla başka bir davranışta bulunmak suretiyle işlenebileceği düzenlenmiştir. Örneğin barışma teklifini reddeden sevgilinin evinin önünde ısrarla dolaşılması, ısrarla instagramdan mesaj atılması.

Huzur ve Sükunu bozma suçu TCK’da düzenlenen başka bir suç ile işlenmiş ise Huzur ve Sükunu bozma suçu bu suçun içerisinde erir ve bu suçtan ayrıca ceza verilmez. Örneğin bir kimseye cinsel içerikli birden fazla mesaj atılması halinde burada cinsel taciz suçu oluşacak ayrıca huzur ve sükunu bozma suçundan ceza verilmeyecektir.

Huzur ve Sükunu bozma suçu uzlaşmaya tabi suçlar içerisindedir.

YARGITAY 14. Ceza Dairesi’nin   2012 / 11194 Esas,  2014 / 1023 Karar, 03.02.2014 tarihli kararı şu şekildedir;”…Sanığın katılana cinsel taciz kastını belirten herhangi bir söz söyleyip davranışta bulunmaksızın okula gidip gelirken takip etmesi eyleminin zincirleme şekilde kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçu kapsamında kalacağı nazara alınmadan suç vasfında yanılgı ile cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,Sonuç: Kanuna aykırı, sanık ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. ‘

YARGITAY 2. Ceza Dairesi’nin  2012 / 4944 Esas,  2014 / 2899 Karar,  05.02.2014 Tarihli kararı şu şekildedir;”…Katılanın sanık hakkında 29/09/2006 tarihinde aynı eylem nedeniyle yaptığı şikayet üzerine düzenlenen dosya içerisindeki aynı tarihli Mesaj Tespit Tutanağı içeriğine göre; sanığın katılana ait .. no’lu cep telefonuna gönderdiği mesajların katılan C…’nun şahsına yönelik olduğu, dolayısıyla sanığın suç tarihi olan 15/05/2007 tarihinden itibaren geriye doğru iki ay boyunca söz konusu telefonun katılana ait olduğunu bildiğinin anlaşılması karşısında; “F…nın sevdiği müzikleri kendisine telefonla dinletmek için aradığı, ancak daha sonra aradığı telefonun babasına ait olduğunu anlayınca o telefondan aramaları bıraktığı” şeklindeki savunmalarına itibar edilemeyeceğinden, sanığın sözkonusu cep telefonunu arayarak ses vermeden müzik dinlettiğine dair kabulü dikkate alınarak atılı suçtan hükümlülüğüne karar verilmesi yerine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ”

YARGITAY 14. Ceza Dairesi ‘nin  2014 / 4447 Esas,  2015 / 8943 Karar,  06.10.2015 Tarihli kararıMağduriye sanığın cep telefonundan 10.11.2012 tarihinde gönderilen ve mağdurenin Savcılık ifadesi sırasında tespiti yapılan altı adet kısa mesajın cinsel içeriği bulunmaması nedeniyle cinsel taciz suçu oluşmadığı gibi söz konusu mesajlara mağdure tarafından karşılık verildiğinin mesaj içerdiklerinden anlaşılması karşısında TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun da oluşmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince bozulmasına, 06.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” şeklindedir.

YARGITAY 4. Ceza Dairesi’nin   2017 /18509, 2018 / 4287 Karar, 05.03.2018 Tarihli kararı…Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1 1. cümle, 125/1-2, 123/1 maddeleri kapsamındaki tehdit, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, 09/06/2008 tarihli iddianameye konu hakaret ve tehdit eylemleri yönünden sorgu tarihi olan 02/04/2009 tarihinden; 01/07/2009 tarihli iddianameye konu hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleri yönünden ise iddianame tarihinden itibaren, inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,…Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan HÜKÜMLERİN açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” şeklindedir.

 

  • Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Derin Özşeker  ve Sevin Özşeker Karabudak’a  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için-530 434 48 48