HAKARET SUÇU NEDİR? 

”Hakaret suçu nedir?”, ”Hangi söylemler hakaret suçunu oluşturur?”, ”Hakaret suçunun yaptırımı nedir?” gibi sorularla sıklıkla karşılaşmaktayız. Bu yazımızda ana hatlarıyla hakaret suçu ve cezasından bahsedeceğiz.

Hakaret suçu TCK’nun 125. maddesinin birinci fıkrasında  şu şekilde düzenlenmiştir;” (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere hakaret suçunun oluşabilmesi için kişinin onur şeref ve saygınlığını RENCİDE EDEBİLECEK nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı aranmış olup, bu suçun tamamlanması için kişinin onur, şeref ve saygınlığının zedelenmiş olması aranmamıştır. Bu minvalde bu suç sırf hareket suçu olup somut fiil veya olgu isnadının kişinin şeref, onur ve haysiyetini rencide edebilecek nitelikte olup olmadığının belirlenmesinde sübjektif değil objektif esaslar göz önüne alınmalıdır.

Bu suç somut bir fiil veya olgu isnadıyla işlenebileceği gibi sövme yoluyla da işlenebilir. Kişiye isnat edilen somut fiilinin gerçek olup olmamasının suçun oluşması bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Ancak iddia edilen husus ispat edilirse fail cezalandırılmayacaktır. Kural olarak isnadın ispatı yasak olmakla birlikte; isnadın doğruluğunun ispatlanmasında kamu yararı varsa ve kendisine hakaret edilen kişi ispata razı olursa isnat ispat edilebilir.

İsnat konusu suç vakıası dolayısıyla açılan ceza davasını sonucunda kendisine hakaret edilen kişi, kesinleşmiş hükümle beraat etmişse, hakkında açılan soruşturma dosyası takipsizlikle sonuçlanmışsa veya dava düşmüşse  isnat ispat edilememiş sayılacak ve hakaret eden kişi cezalandırılacaktır.

Burada önem arz eden ve unutulmaması gereken bir diğer husus da kişiye öncesinde işlediği ve cezasını çektiği bir suç hakkında somut bir olgu  veya fiil isnat edilmesi halinde hakarette bulunan cezalandırılacaktır.

Bu suç kişinin gıyabında da işlenebilir. Bunun için bu suçun kişinin olmadığı veya doğrudan öğrenemeyeceği bir ortamda ve en az üç kişie ihtilat edilerek işlenmesi gerekir.

Yargıtay aşağıda yer vereceğimiz kararlardan da anlaşılacağı üzere ‘‘Salak”, ”Hayvan”, ”Fahişe”,” Kel”.”AİDS’Lİ”, ”KÖR”,”Rüşvetçi” denmesi hakaret saymış ancak bedduayı ve eleştiriyi hakaret kabul etmemiştir. Yargıtay ”ne biçim avukat bu işini bilmiyor ” şeklindeki söylemi kaba eleştiri kabul etmiş ancak hakaret kabul etmemiştir.

 YARGITAY 4. Ceza Dairesi’nin  2021 / 23853 Esas,  2021 / 21408 Karar,  13.09.202 Tarihli kararı şu şekildedir”…Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen ”bu ne biçim avukat bu avukat iş bilmiyor” şeklindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,…Kanuna aykırı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklindedir.

T.C YARGITAY 2. Ceza Dairesi’nin 2020 / 8417 Esas,  2020 / 11229 Karar,  21.10.2020 Tarihli Kararı ”Sanığın hastane acil tıp teknisyeni olarak çalışan katılana ve arkadaşlarına yönelik sarf ettiği kabul edilen “hepinizin Allah belasını versin” şeklindeki sözlerinin katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri ve beddua niteliğinde olduğu ve atılı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi …Bozmayı gerektirmiş, sanığın, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 21.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.” şeklindedir.

T.C YARGITAY . Ceza Genel Kurulu’nun 2014 / 755 Esas,  2017 / 126 Karar,  07.03.2017 tarihli kararı‘Olay tarihinde, katılanın sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığı okulun bahçesinde teneffüs saatinde top oynayan öğrencilerin, toplarını bitişikte bulunan sanığın bahçesine kaçırdıkları, sanığın da bu nedenle okulun bahçesine gelerek öğrencilere kızdığı, sanığın öğrencilerine kızdığını duyan TCK’nun 6/1-c maddesi kapsamında kamu görevlisi olan katılanın okul bahçesine çıktığında, sanığın katılana “ben seni çocukların topu bahçeme kaçmasın diye kaç defa uyardım, sen çocuklarına sahip çıkmıyorsun, devamlı içerdesin, içerde ne b..k yediğiniz belli değil” diyerek hakaret ettiği anlaşılmaktadır….Olay tarihinde, katılanın sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığı okulun bahçesinde teneffüs saatinde top oynayan öğrencilerin, toplarını bitişikte bulunan sanığın bahçesine kaçırdıkları, sanığın da bu nedenle okulun bahçesine gelerek öğrencilere kızdığı, sanığın öğrencilerine kızdığını duyan TCK’nun 6/1-c maddesi kapsamında kamu görevlisi olan katılanın okul bahçesine çıktığında, sanığın katılana “ben seni çocukların topu bahçeme kaçmasın diye kaç defa uyardım, sen çocuklarına sahip çıkmıyorsun, devamlı içerdesin, içerde ne b..k yediğiniz belli değil” diyerek hakaret ettiği olayda; sınıf öğretmeni olan katılanın, yaşı küçük olan ilkokul öğrencileri üzerinde denetim ve gözetim sorumluluğunun bulunması ve bunun kesintisiz bir şekilde teneffüs sırasında da devam etmesi, sanığın katılanın öğretmen olduğunu bilmesi ve katılana karşı eyleminin katılanın yaptığı görevin yerine getiriliş biçimi ile ilgili olması karşısında, sanık tarafından söylenen hakaret içerikli sözler ile katılan tarafından ifa edilen kamu görevi arasında nedensellik bağı bulunduğu ve eyleminin TCK’nun 125/3-a. maddesinde öngörülen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.’‘ şeklindedir.

HAKARET SUÇUNUN CEZAYI ARTIRAN NİTELİKLİ HALLERİ

Hakaret suçunun cezayı artıran nitelikli hali 125. maddenin 3. fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir; ‘‘Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya
çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.”

TCK’nın 125/4 maddesi’Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. ” şeklindedir ve yine TCK’nın 125/5. maddesinde ise ”Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır” şeklindedir.

HAKARET SUÇUNDA CEZAYI ZALATAN VE KALDIRAN HALLER 

  • Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
  • Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre , taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermektense de vazgeçilebilir.
  • Hakaret suçunun Kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde ise hakaret eden kişiye ceza verilmez.

  • Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Derin Özşeker  ve Sevin Özşeker Karabudak’a  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0536 930 52 60-530 434 48 48