Hükmün açıklanması demek hükmün mahkemede sanığa karşı açıklanmasıyla sonuç doğurması demektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise son şans olarak görülmekte olup hükmün açıklanması kısaca HAGB şeklinde belirtiğimiz hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının belirli şart ve sürelerle geri bırakılması anlamına gelmektedir. CMY madde 231/5. Maddede düzenlenmiş olup CMY madde 231/5 der ki  :

“1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.

(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.

(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.”

 

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASININ KOŞULLARI NELERDİR? 

  1. Suç uzlaşmaya tabi bir suç ise o halde uzlaşma yoluna başvurulmuş ancak sonuçsuz kalmış olmalıdır.
  2. Anayasanın 174. Maddesinde güvence altına alınan İnkılap Yasaları’nda yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
  3. 03.2008 tarihinde işlenen suçlarda suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ( Terör) ve 477 sayılı yasalar (askerlik)kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
  4. Yapılan yargılamaya sonucunda sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmalıdır. Hükmolunan ceza iki yıl ve daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olmalıdır.
  5. Sanık daha öncesinde kasıtlı bir suçtan mahkum olmamalıdır.
  6. Sanık suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararı gidermelidir.
  7. Sanık HAGB uygulanmasını kabul etmelidir.
  8. Sanık hakkında denetimli süresi içerisinde başka bir HAGB kararı verilmemelidir.
  9. Mahkemece, sanığın mahkemedeki tutum ve davranışlarından, sanığın kişilik özellikleri göz önüne alındığında bir daha suç işlemeyeceği kanaate ulaşılmış olmalıdır.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI HANGİ SUÇLARDA UYGULANIR? 

Kural olarak her suç için hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir. Soruşturulması veya kovuşturmasının şikayete bağlı olup olmaması önemli değildir. Soruşturması ve kovuşturması re’sen yapılan suçlarda da HAGB uygulanabilmektedir.

Suç uzlaştırmaya tabi ise uygulanmamaktadır. Uzlaştırma HAGB den daha lehe bir uygulama olduğu için HAGB uygulanmasına gerek kalmamaktadır. Uzlaştırma ile sanık tek seferde edimini yerine getirmiş ise o halde mahkumiyet hükmü kurulmayacak ve herhangi bir süre beklenmeksizin davanın düşmesine karar verilebilecektir. CMY madde 231/5 fıkrasında uzlaştırmaya ilişkin hükümler saklıdır, şeklinde belirtilmiştir. Cinsel dokunulmazlığa ilişkin suçlarda da uzlaştırma uygulanmasa dahi koşullar var ise HAGB hükümleri uygulanabilmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için hükmolunan sonuç hapis cezası miktarının “iki yılı” aşmaması gerekmektedir.  Ancak burada adli para cezası bakımından bir sınırlandırma söz konusu değil.

Çocuklar yönünden Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde HAGB hükümleri uygulanabilecektir.

HANGİ SUÇLARDA HAGB HÜKÜMLERİ UYGULANMAMAKTADIR? 

CMK madde 231/14. Maddede bahsedildiği üzere Anayasanın 174. Maddesinde korunan devrim yasalarında yer alan suçlar hakkında uygulama alanı yoktur. Displin Mahkemelerinin Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanuna göre bu Kanunda açıkça belirtilmediği üzere HAGB hükümleri uygulanmamaktadır.

Ancak Askeri Ceza Kanununda düzenlenen suçlarda HAGB hükümleri uygulanmaktadır. Bu husus Anayasa Mahkemesinin kararı ile gerçekleşmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından Askeri Ceza Kanununda işlenen suçlarda HAGB nin uygulanmaması Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiğini belirterek Askeri Ceza Kanunda düzenlenen suçların HAGB uygulanmamasını iptal etmiştir. İstisnai haller dışında Askeri Suç ve Cezalar hakkında da uygulanmaktadır.

Taksirli suçlarda ise adli para cezasına çevrilen iki yıldan fazla hapis cezalarında Yargıtay’a göre sanık hakkında hükmolunan hapis cezası, henüz seçenek yaptırım olarak adli para cezasına ve tedbire çevrilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Taksirli suçlarda iki yıldan fazla hapis cezaları adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir.

Sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş ise o halde HAGB hükümleri uygulanamayacaktır. ANCAK sanık hakkında daha önce kasıtlı bir suç işlenmiş ve bu nedenle hakkında güvenlik tedbiri kararı verilmişse sanığın HAGB den yararlanmasına engel olmayacaktır. Çünkü güvenlik tedbiri bir mahkumiyet hükmü değildir.

SANIK HAKKINDA HEM ADLİ PARA CEZASI HEM HAPİS CEZASI VERİLMESİ HALİNDE  HAGB UYGULANIR MI?

Sanık hakkında verilen cezanın hem adli para cezasına hem de hapis cezasına hükmedilmişse o halde sanık hakkında verilen hapis cezası iki yıldan fazla değil ise adli para cezası ne miktarda olursa olsun o halde HAGB hükmü uygulanabilmektedir. Ancak Sanık hakkında verilen hapis cezası iki yıldan fazla ise o halde adli para cezasının miktarı önemli olmaksızın sanık hakkında HAGB hükümleri uygulanmayacaktır.

HAGB UYGULANABİLMESİ İÇİN SANIĞIN DAHA ÖNCEDEN KASITLI BİR SUÇTAN MAHKUM OLMAMIŞ OLMASI GEREKMEKTEDİR.  

Sanığın sabıka kaydına bakılmaktadır. Bu unsurda suçun kasıtlı olarak işlenmemesi aranmaktadır. Sanığın suç işlerken kasıtlı hareket etmiş olmaması aranmaktadır.  Sanığın aldığı cezanın hapis cezası veya para cezası olup olmadığı önem arz etmemektedir. Her türlü de hükmün açıklanmasının ertelenmesine engel teşkil etmektedir. Sanığa önceden bir ceza verilmiş fakat bu ceza ertelenmişse de hükmün açıklanması geri bırakılmaz. Deneme süresinde herhangi bir olay yaşanmamış olsa dahi yok sayılmamaktadır, infaz edilmiş sayılarak varlığını sürdürmektedir. Ancak daha önceden işlendiği iddia edilen bir suçtan dolayı devam eden yargılamanın sonucu beklenmemektedir. Bu şu anlama gelir ki, bir mahkumiyet kararının HAGB ye engel olabilmesi için ikinci eylemin işlendiği anda kesinleşmiş olması gerekmektedir.

 

ADLİ SİCİLDEN SİLİNEN MAHKUMİYETLER ERTELENMİŞ VE VAKİ OLMAMIŞ SAYILAN MAHKUMİYETLER YA DA ÜZERİNDEN ÇOK  UZUN SÜRELERİN GEÇMESİ NEDENİYLE TEKERRÜRE ESAS OLUŞTURMAYAN MAHKUMİYETLER HÜKMÜN AÇIKLANMASININ ERTELENMESİNE ENGEL OLUR MU ? 

Yargıtay’a göre önceki hükümlülük kararının yargılamaya konu suçtan sonra işlenmiş veya          silinme koşullarının gerçekleşmiş olması, HAGB hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil   etmemektedir.

01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarda TCK 58. Maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanması için öngörülen süreler geçmiş ise önceki mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması objektif koşullarının değerlendirilmesi yönünden engel oluşturmaz. Ancak         yasal engel oluşturmayan bu durum bu mahkumiyetlerin yargılama mercilerine sanığın suç işleme eğilimi açısından değerlendirmeye esas alınmasına da bir engel bulunmamaktadır.

 

SANIĞIN SUÇUN İŞLENMESİYLE MAĞDURUN VEYA KAMUNUN UĞRADIĞI ZARARI    GİDERMESİ GEREKMEKTEDİR . 

Suçun işlenmiş olması halinde mağdurun veya kamunun uğramış olduğu zararın aynen iadesi ile veya suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile tamamen giderilmesi gerekmektedir. Zarar gerçek kişilere verilebildiği gibi tüzel kişilere de verilebilmektedir. Zarardan anlaşılması gereken maddi zararlar olup manevi zararlar bu kapsamda değildir. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında kişisel hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşulu ile basit bir araştırma yapmalıdır.

Sanık oluşan zararı gidermeyi istemesine rağmen mağdur kabul etmezse o halde sanık lehine yorum yapılarak koşulun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Mağdur uzlaştırmayı kabul etmiş lakin sanık uzlaştırmayı kabul etmemiş ise HAGB hükümlerinden yararlanamayacağı yönündedir.

Zararın giderilmesi bizzat sanık tarafından gerçekleştirilesine gerek yoktur. Sanık adına onun bilgisi ve rızası çerçevesinde üçüncü kişiler tarafından da tazmin aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de mümkündür.  Zararın kısmen giderilmesi durumunda HAGB karar verilemez, zarar tamamen giderilmesi gerekmektedir.

İştirak halinde işlenen suçlarda suç faillerinden zararı gidermesi halinde, diğer failler hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı öğretide uzlaştırma hükümleri kıyasen uygulanarak yalnızca zararı gideren sanık hakkında da uygulanabilmektedir.

Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi derhal gerçekleştirilemediği halde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler durumunda ödemek sureti ile tamamen giderilmesi şartı ile HAGB uygulanabilir. Yani koşullu olarak HAGB kararı verilebilmektedir.

SANIĞIN İŞLEDİĞİ SUÇTAN DOLAYI BİR ZARAR GERÇEKLEŞMİŞ ANCAK MAĞDUR BELLİ DEĞİL İSE

Suç konusu malın elde edilip elde edilmediğine bakılması gerekmektedir. Suç konusu mal elde edilmiş ise o halde şartlar gerçekleşmiş demektir. Suç konusu elde edilmemiş ise sadığın suç nedeniyle oluşan zararı gidermesi mümkün olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi gerekmektedir.

SANIĞIN HAGB KABUL ETMEMESİ HALİNDE

Sanık HAGB hükümlerinin uygulanmasını kabul etmez ise o halde HAGB hükümlerinin uygulanmasına karar verilemeyecektir. Sanık yargılama sonucunda beraat edeceğine inanıyor olabilir.Böylece açıklanan hükme karşı istinaf yoluna başvurabilir.

HAGB YARGILAMASI NASIL YAPILMAKTADIR?

Kural olarak duruşma yapılarak verilmektedir. Zira mahkemeye ancak sanık hakkında mahkumiyet kararını kurduktan sonra HAGB kararı verilebilmektedir. Sanık sorgulanmadan mahkumiyet kararı verilemeyeceği gibi duruşma açılması da zorunludur.

Kesinleşmiş hükümlerde HAGB kurumuna ilişkin uyarlama ise mahkumiyet kararı verilmesi,  kişinin daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş olması halinde, suçun niteliği, miktarı göz önüne alındığında şartlar var ise dosya üzerinden, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine yönelik değerlendirme ise duruşmalı olarak yapılmalıdır.

HAGB kurumu kesinleşmiş, infaz edilmekte olan ve hukuksal yararı bulunmak kaydıyla infaz edilmiş hükümler yönünden de uygulanması zorunludur.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARININ SONUÇLARI

HAGB hüküm değildir. Yargılamayı sona erdirmemektedir. Mahkeme dosyadan el çekmemektedir.

HAGB kurulan hüküm sanık hakkında bir hukuksal sonuç meydana getirmemektedir. Hükümlü statüsüne girmemektedir. Karar sanığın denetim süresine tabi olmasını sağlamaktadır.Hakkında HAGB kararı verile sanık hiçbir haktan yoksun bırakılamaz.

HAGB de mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması durumunda seçenek yaptırımlara çevrilemez. Erteleme kurumu iki yıl ve daha az süreli hapis cezalarında uygulanabilecektir. Erteleme kurumunun şartları mevcut olmasına rağmen HAGB kararı verilmiş ise o halde hapis cezası ertelenmeyecektir.

HAGB kararı verilmesi halinde sanık 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Çocuklar açısından denetim süresi 3 yıldır. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak bir meslek veya sanat sahibi değilse bir meslek veya sanat sahibi olmasını sağlayacak bir programa devam etmesine , bir meslek veya sanat sahibi ise o halde bir kamu kurumunda veya özel olarak ayı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret mukabilinde çalıştırılmasına, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilmektedir.

Denetim süresi içerisinde zamanaşımı süresi durmaktadır. HAGB kararının kesinleştiği tarihte zamanaşımı süresi durmuş olur. Hükmün açıklanmasını gerektirecek bir hal söz konusu olursa zamanaşımı işlemeye başlayacaktır.

HAGB kararı verilmiş ise yargılama gideri sanığa yükletilmektedir. Katılan kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş ise sanık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti ödemekle yükümlü olur.

Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemez, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığı takdirde açıklanması gereken hüküm ortadan kaldırılarak Davanın Düşmesi Kararı verilebilir.

Denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayacaktır. Ancak mahkemeye kendisine yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirecektir. Sanığın cezasının yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı durumunda hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir hükmü kurabilmektedirler.

HAGB durumunda sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyetten söz edilemeyeceği için sanığın daha sonra yeni bir suç işlemesi halinde tekerrürü oluşturmayacaktır.

HAGB kararı müsadere kararı verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Müsadere bir güvenlik tedbiridir. Müsadere kararı verilebilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmamakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkum edilmesi zorunlu değildir.

SANIK AYNI ZAMANDA DEVLET MEMURU İSE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARIYLA MEMURİYET GÖREVİ SONA ERER Mİ?

Memuriyet görevinin sona ermesi memuriyete engel kabul edilen suçtan ötürü kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı alınması oluşturmaktadır. HAGB sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmayacağı için memuriyete engel bir sonuç söz konusu olmayacaktır. Danıştayın görüşüde bu yöndedir.

 

HAGB KURUMUNDA KANUN YOLU- İTİRAZ 

(CMK madde 231/12) 

HAGB kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulabilmektedir. Kesinleşmiş hükümlerde ise HAGB isteminin reddine ilişkin kararlar hüküm sayılmadığından bu kararlara karşı başvurulacak kanun yolu itirazdır. Karar duruşmada tefhimden veya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edilmek sureti ile yapılmaktadır. HAGB kararlarına karşı istinaf ve temyiz yoluna gidilemeyecektir.

İTİRAZ MERCİİ DENETİMİ NASIL YAPMAKTADIR ?

Yüksek Mahkeme 2013 yılında içtihat değişikliğine gitmiştir. İtiraz mercii bu içtihadı birleştirme kararı ile yalnızca şekli olarak değil hem maddi olay yönünden de hem de hukuksal yönünden de inceleme yapması gerektiğini kabul etmektedir. İtiraz mercii gerek gördüğünde yanıt vermesi için için itirazı sanık müdafiine tebliğ yapılmalıdır. Cumhuriyet Savcısı sık müdafiini dinlemesi gerekmektedir. Gerekli gördüğünde araştırma ve inceleme yapmalı, inceleme ve araştırmanın yapılmasını sağlamalı ve  bunun sonucunda karar vermelidir. İtiraz mercii suçun niteliğindeki değişiklik nedeni ile HAGB kararının kaldırılmasına karar verebilir.

HAGB kararına yapılan itirazı inceleyen merci, itirazı haklı bulması durumunda dosyayı hükmün açıklanması için yargılamayı yapan asıl mahkemesine göndermesi gerekmektedir. HAGB kararının kaldıran mercii hükmü kendisi açıklayamaz.

Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir.  Her ceza dosyası kendisine has özellikler taşır, bu nedenle avukattan ofiste danışma hizmeti almanız önemlidir.