KAYMAKAMLIK/ VALİLİK ARACILIĞI İLE TAHLİYE

3091 sayılı kanun ile  gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlanması amaçlanmıştır.

Bu kanun maddesi uyarınca Taşınmaz mallara tecavüz veya müdahale edilmesi halinde; taşınmaz mal merkez ilçe sınırları içinde ise, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde ise kaymakamlar tarafından bu tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar verilmektedir ve taşınmaz mal yerinde zilyedine teslim edilmektedir.  Yani yetkili birimler merkez ilçe sınırlarında valilik, diğer ilçelerde ise kaymakamlıklardır.

KİMLER BAŞVURABİLİR?

3091 sayılı kanunun 3. Maddesinde bu husus düzenlenmiştir. Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için, yetkili makamlara başvurmaya, o taşınmaz malın zilyedi, zilyed birden fazla ise içlerinden biri yetkilidir.

Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile tüzelkişilerin başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu idare, kurum, kuruluş ve tüzelkişinin yetkilisi tarafından yapılır.

Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde, köy halkından herhangi biri de yetkili makama başvuruda bulunabilir.

Vali veya kaymakam görev alanları içinde bulunan kamu idarelerine, kamu kurumlarına ve kuruluşlarına ait veya bunlar tarafından idare olunan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara tecavüz veya müdahalede bulunulduğunu öğrendiklerinde, soruşturmayı doğrudan doğruya yaptırırlar ve sonucu karara bağlarlar.

BAŞVURU SÜRESİ NEDİR?

Yetkililerin; tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten altmış gün içinde, idari makama başvuruda bulunmaları gerekir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamıyor.

MEMURLAR TANIK DİNLEYEBİLİR Mİ?

Soruşturma memuru, tarafların şahitlerini dinledikten sonra gerekli gördüğü takdirde tarafsız kişileri ve ilgisine göre hazine, özel idare ve belediye temsilcilerini, köy muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerini de dinleyebilir. İfadeler, Ceza  Muhakemesi Kanunu’ndaki hükümler dairesinde yeminli olarak alınmaktadır. Bu husus 3091 sayılı kanunun 6. maddesinde düzenlenmiştir.

KARAR SONUCU

Bu Kanuna göre verilen kararlar idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir. Ancak, açık olan yazı ve hesap hataları karar veren yetkili makamca kendiliğinden düzeltilir. Taşınmaz mal üzerinde üstün sayılabilecek bir hakkı olduğunu düşünen ve bunu  iddia edenlerin yargı yoluna başvurması gerektiği kararda belirtilmektedir. Taraflar üstün hak sahibi olduklarını düşünüyor iseler o halde yargı yoluna başvurmaları gerekeceklerdir. (7. madde)


T.C. YARGITAY 14. Hukuk Dairesi Esas No: 2005/4981 Karar No: 2005/8486 Karar Tarihi: 29.09.2005 “..Davacılar, maliki oldukları taşınmazlarla davalı taşınmazı arasına, davalının su arkı yaptığını ve süre geçtikçe burayı sahiplendiğini, haklarında 3091 sayılı yasa gereğince men kararı verildiğini, paftada bulunmayan bu ark nedeniyle çıkan muarazanın giderilmesini, men kararının iptalini ve müdahalenin önlenmesini talep etmişlerdir. Mahkeme, men kararının iptaline ilişkin davaya bakmaya idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir. İdari işlem niteliğinde olan men kararının iptali istemi ile açılan davalara bakma görevi idari yargıya aittir. Ancak; davacı kararın iptali ile birlikte, su arkı konusunda çıkan muarazanın giderilmesini ve taşınmazın kendisine teslimini de talep etmiştir. Taşınmazlarla ilgili müdahalenin men’i muaraza ve tesbit davalarının çözüm mercii adli yargıdır. Mahkemenin yazılı şekilde tüm istek kalemlerini kapsayacak görevsizlik kararı vermesi doğru değildir…”


T.C. YARGITAY 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2003/1582 Karar No: 2003/1626 Karar Tarihi: 24.02.2003

“…3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanunun birinci maddesinde; bu kanunun amacının gerçek veya tüzel kişilerin zilyet bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamak olduğu belirtilmiştir. 3091 sayılı yasanın amacının, taşınmaz malların üzerindeki tecavüz ve müdahale olaylarında yerel güvenlik ve düzeni sağlamak ve devam ettirmek maksadıyla idari önlem alınmasından ibaret olduğu açıktır. Bu yasanın idari amirlere tanıdığı yetki sadece zilyetliğin korunmasına ilişkin olup, bu konuda verilebilecek olan kararlar uyuşmazlığın adli yargı yerlerine intikalinden önce alınmış bir idari önlem niteliğindedir. Nitekim, istem üzerine idari mercilerce tecavüze müdahalenin def’i ve taşınmaz zilyedine teslimi halinde üstün hakkı olduğunu iddia eden kişilerin ilgili mahkemeye başvurabilecekleri, 3091 sayılı yasanın 7.maddesinde belirtilmektedir. Bu nedenle anılan Yasa, taşınmazın mülkiyeti yönünden haklılığın saptanmasını öngörmemektedir.

O halde; yukarda açıklanan nedenlerden ötürü, mahkemece Elmalı Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunca 24.9.2001 tarihinde davalıların müracaatı üzerine davacılar aleyhine verilen davaya konu suya müdahalenin menine dair kararın uyuşmazlığın adli yargı yerine intikalinden önce alınmış idari bir önlem niteliğinde olduğu ve men kararı veren idareye husumet yönetilmediği de gözetilerek davanın esastan incelenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru değildir…”

 


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgiler ve yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden tarafımız hiçbir sorumluluk almamaktadır.  Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde   cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Yazıların kullanılmasından kaynaklı mağduriyetten tarafımız sorumluluk almamaktadır. Hukuk büromuz Bodrum’da görev yapmaktadır. Genellikle Bodrum’daki uyuşmazlıklarla ilgili davalara bakılmaktadır. Bodrum Avukatları olarak Muğla Barosuna bağlı avukatlarız. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60

 Özşeker Hukuk Bürosu, Muğla İli Bodrum İlçesinde  Av. Sevin Özşeker Karabudak tarafından kurulmuştur. Hukuk Büromuzda Av. Derin Özşeker ve Av. Sevin Özşeker Karabudak olmak üzere iki avukat tarafından dosyalar takip edilmektedir. Kurulduğu günden itibaren müvekkillerinin hukuki problemlerine kısa zamanda yaratıcı ve etkili çözümler üretmeye çalışmakta ve müvekkillerin hukuki sorunlarını memnun kalabilecekleri en iyi şekilde sonuçlandırmak üzere çalışma sürdürmeye özen göstermekteyiz. Dinamik bir bakış açısı ve sürekli eğitimler ile kendimizi yenilemeye yönelik yaptığımız çalışmalar neticesinde hukuk büromuz ;Gayrimenkul Hukuku, Kira Hukuku, Miras Hukuku, Ceza Hukuku, İş Hukuku, İcra iflas Hukuku, Aile Hukuku ,Ticaret Hukuku, İdare Hukuku, Sigorta Hukuku ve diğer pek çok alanda avukatlık ve danışmanlık hizmetleri  sunmaktayız.

Daha fazla bilgi için Bodrum ilçesinde faaliyet gösteren ÖZŞEKER HUKUK BÜROSU’NDAKİ avukatlara danışabilirsiniz