KADASTRO HATALARININ DÜZELTİLMESİNE KARŞI DAVA

Tapu sicil tüzüğü 87 de kadastro tespitleri sırasında yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi düzenlenmiştir. İlgili kişinin kadastroya başvurusu ya da resen kadastro sırasında ya da sonradan yapılan işlemlerdeki geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlardaki ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesap hataları ile yüz ölçümü farklılıklarındaki düzeltmelere karşı dava açılabilir. Düzeltmeye karşı dava yolu Sulh Hukuk Mahkemesidir. Burada önemli olan düzeltmelere giren nedenlerin doğru tespit edilmesidir. Ve bir diğer önemli husus ise kadastro müdürlüğüne kaydın düzeltilmesi başvurusunda bulunulmadan doğrudan sulh hukuk mahkemesinden m.41 sebebi ile dava açılamayacağıdır.

Kadastro Müdürlüğünün tebligat gününden başlamak üzere 30 gün içinde dava açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süredir.

Davacılar düzeltmeden etkilenen kişiler davalı ise kadastro müdürlüğü tarafından resen gerçekleştirilmişse kadastro müdürlüğü ile düzeltmeden yarar sağlayan parsel sahibine karşı açılması gerekmektedir.

Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda
belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’ sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir. Örnek vermek gerekirse mülkiyet sınırlar belirlenirken, dayanak belgelerin yanlış uygulanması veya yerel bilirkişilerin hatalı yer göstermelerinden kaynaklanabilecekken, sınırlandırma, ölçü değerinin doğru alınmasına rağmen paftaya yanlış aktarımı veya sabit noktaların hatalı tersimi nedeniyle doğru yapılan mülkiyet sınırları tespitinin paftada yanlış gösterilmesi 41. madde kapsamında değerlendirilmektedir

Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.

Buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerleri ile zemin uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemleri bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir. Kadastro çalışmaları sırasında zemindeki mülkiyet sınırlarını oluşturan ölçü değerlerinin paftaya doğru aktarımı söz konusu ancak, bu ölçümün hatalı olduğu iddiası var ise bu durum düzeltme işlemine değil, tapu iptali ve tescil davasına konu olacaktır.

DÜZELTME İŞLEMİNİN İPTALİ DAVASI EMSAL KARARLAR 

T.C.YARGITAY. Hukuk Genel KuruluEsas No: 2005/14-639Karar No: 2005/629K arar Tarihi: 16.11.2005

Somut olayda, 85 parsel sayılı taşınmaz tapulama sırasında davalı Osman Kaya adına tespit ve tescil
edilmiş, Kadastro Müdürlüğünce resen yapılan inceleme sonucunda düzeltme işlemi yapılması nedeniyle kararın tebliği üzerine işlemin iptali için Hazine tarafından bu dava açılmıştır. Paftasına göre 85 parselin 77, 78, 84 ve 86 parsellerle, ayrıca kuzey tarafından geçen dere ile çevrili olduğu görülmektedir. Düzeltme 85 parsel lehine yapıldığına göre, anılan bu taşınmaz malikleri Yasanın söz ettiği ve düzeltme kararının tebliği gereken diğer hak sahipleridir. Komşu taşınmaz maliki olan diğer hak sahiplerinin düzeltmeden haberdar olmadan ve kendilerine dava açma hakkı yolu gösterilmeden yokluklarında yapılan düzeltmenin kesinleşeceği söylenemez. O halde Kadastro Müdürlüğünce eksik bırakılan bu işlemlerin yargılama aşamasında mahkemece tamamlattırılması gerekir. Mahkemece yapılması gereken iş, komşu taşınmaz maliklerine Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltmenin niteliğini açıklayan ve yargılamaya katılmadıkları takdirde davalı ile aralarında bir sınır çekişmesi olmadığını kabul ettiklerini belirtir açıklamalı davetiye çıkartmak, eğer bu davetiye üzerine dava açılırsa açılacak olan davayı bu dava ile birleştirmek, yasanın öngördüğü 30 günlük süre içerisinde dava açılmazsa Hazinenin açtığı dava sebebiyle oluşacak sonuca uygun karar vermek olmalıdır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın yasanın öngördüğü prosedür işletilip taraf teşkili tamamlanmaksızın istem reddedildiğinden karar bozulmalıdır…),…BOZULMASINA …. Karar verildi.

T.C.YARGITAY7. Hukuk DairesiEsas No: 2005/1100Karar No: 2005/1327Karar Tarihi: 26.04.2005

“…Dilekçe içeriği ile az yukarıda saptanan maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında, davacının isteği
181 ada 57 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın tespit tutanağında cinsinin “ahır” olarak belirtildiğini, ev ve tarla olarak türünün değiştirilmesini istediği açıktır. Hal böyle olunca, davacının verdiği dilekçenin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi hükmünde tanımlamasını bulan vasıf değişikliğine yönelik olduğu, Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltileceği tartışmasızdır. Kuşkusuz, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 41. maddesinde Kadastro Müdürlüğünce gerekli düzeltmelerin resen yapılacağı, yapılan düzeltmelerin taşınmaz malikleri ve diğer hak sahiplerine tebliğ edileceği, tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde yapılan düzeltmenin kesinleşeceği duraksamasız açıklanmıştır. O halde davacının istemini içeren dilekçenin, yanlış merciye verilen dilekçe olarak nitelenmesi zorunludur. Gerçekten bu olgu dava ekonomisine de uygundur…”

T.C.YARGITAY14. Hukuk DairesiEsas No: 2001/5413Karar No: 2001/5818Karar Tarihi: 21.09.2001
“…Davacı, 13 parsel sayılı taşınmazından bir miktar yerin 12 parsel içerisinde tersim edildiğini ileri sürerek 41. madde uyarınca düzeltme istemektedir. Anılan madde uyarınca, kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf değişikliği ve mülkiyet nakline yol açmayacak nitelikteki ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ilgilinin başvurusu üzerine veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilebilir. Bu işlemin iptali için de, lehine düzeltme yapılan kişiler hasım gösterilerek, işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.

Somut olayda, tersimat hatasının düzeltilmesi isteği reddedilmiştir. Mülkiyet nakline yol açabilecek nitelikteki bu düzeltmenin Kadastro Müdürlüğünce düzeltilmesi olanağı yoktur. Bir davada olayları anlatmak tarafların, hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir. Olayların anlatılış şekline göre de eldeki dava tapu iptali ve tescil isteğine yöneliktir. Bu niteliği itibarıyla da 3402 sayılı yasanın 12/3 ve 766 sayılı yasanın 31/2 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. ..”