TAHLİYE EMRİNE İTİRAZ EDİLDİĞİNDE İTİRAZIN KALDIRILMASI VEYA İTİRAZIN İPTALİ VE TAHLİYE DAVALARI İÇİN  15 GÜNLÜK SÜRE BEKLENİLMELİ MİDİR?

Kiracının tahliye yöntemlerinden biri olan  ve uygulamada sıklıkla başvurulan kiracının tahliye taahhütnamesi ile tahliyesini https://www.sevinozsekerkarabudak.av.tr/tahliye-taahhudu-nedeni-ile-tahliye-davasi/ isimli yazımızda anlatmıştık.  Tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarını ise https://www.sevinozsekerkarabudak.av.tr/tahliye-taahhudu/ isimli yazımızdan anlattığımızdan bu yazımızda tekrardan değinmemekle birlikte bilgi sahibi olmak isteyenler bağlantı adreslerini ziyaret edebilirler.

 

Elinde tahliye taahhütnamesi olan kiraya veren tahliye taahhüdü nedeni ile tahliye davası açabileceği gibi tahliye taahhütnamesini icraya koyarak icra yolu ile de tahliye sağlayabilirler. Tahliye taahhütnamesi kiraya veren tarafından icraya konulduğunda İcra Dairesi tarafından kiracıya icra emri gönderilmekte olup bu icra emrinde ‘’ işbu tahliye emrinin tebliği tarihinden itibaren (15) gün içinde tahliye ve teslim etmeniz; kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazınız varsa (7) gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeniz; müddeti içinde itiraz etmez veya kendiliğinizden tahliye etmezseniz icraen çıkarılacağınız; itirazınız kaldırılırsa İcra ve İflas Kanununun 273 üncü maddesi gereğince zorla tahliye olunacağınız ihtar olunur.’’ İhtarı yer almaktadır.

 

Bu yazımız da  incelemek istediğimiz husus şayet kiracı süresi içerisinde icra emrine bir itirazda bulunursa itirazın iptali ile birlikte tahliye talebinde bulunabilmek için kiracıya verilen 15 günlük sürenin geçmesinin gerekip gerekmeyeceğidir.

 

Bu hususta kesin bir kural olmamakla birlikte kanaatimce ; kiracı tarafından bir itiraz yapıldığı tarihte itirazın iptali ve tahliye talep edebilmek için 15 günlük tahliye süresinin geçmesine gerek olmadığıdır.

 

Nitekim icra takibine konu talep tahliyedir ve sonrasında kiracı tarafından süresinde yapılan itiraz ile icra işlemleri yani tahliye işlemi durmaktadır. İtirazın iptali ise bu duran icra işlemlerinin devamını sağlamak içindir. Bu nedenle bu yönde kesin bir hüküm bulunmadığının altını çizmekle birlikte Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin  İtirazın Kaldırılmasına yönelik olsa bile konuya ilişkin bir kararı şu şekildedir;

 
YARGITAY

6. Hukuk Dairesi

Esas No: 2005/3590

Karar No: 2005/5752

Karar Tarihi: 06.06.2005

İTİRAZIN KALDIRILMASI TALEBİ -TAHLİYE TAAHHÜDÜ- KİRALANANIN TAHLİYESİNDE YASAL SÜRELER

 

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2005/3590 esas, 2005/5752 karar sayılı, 06.06.2005 tarihli ilamı

 

şu şekildedir; ‘’Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan karar alacaklılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Dava, taahhüt sebebiyle kiralananın tahliyesi için yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılmasına ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı vekili noterde düzenlenen 25.12.2003 tanzim, 31.12.2004 tahliye tarihli kiracı tarafından verilen taahhüde dayalı olarak yasal sürede 10.1.2005 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davalıya 56 Örnek tahliye emri gönderilmiş ve onbeş günlük tahliye süresi verilmiştir. Davalı yasal yedi günlük sürede takibe itiraz etmiştir. Tahliye emrindeki onbeş günlük süre takibe itiraz edilmemesi halinde kiracının icra müdürlüğünce zorla tahliye edilebilmesi için beklenilmesi zorunlu bir süredir. Tahliye emrine itiraz edilmesi halinde ise onbeş günlük sürenin geçmesi beklenmeden hemen itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurulabilir. Davacının onbeş günlük süre dolmadan icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmasında bir usulsüzlük yoktur. Zira bu halde itirazın kaldırılmasının istenemeyeceğine dair yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, onbeş günlük süre beklenilmeden itirazın kaldırılması istendiğinden bahisle red kararı verilmesi hatalı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 6.6.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.’’

Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Derin Özşeker ‘e ve  Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60