İİ 269/A VE İİK 36 

İİK 269/A maddesinde  itiraz etmemenin sonuçlarını düzenlemektedir. Bu düzenlemeye göre  “Madde 269/A – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 30.07.2003 RG NO: 25184 KANUN NO: 4949/65) Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine (DEĞİŞİK İBARE RGT: 21.02.2004 RG NO: 25380 KANUN NO: 5092/11)  icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.”

İtiraz ve kaldırılması usulü ise İİK Madde 269 / B maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ;
“Madde 269/B – (EKLENMİŞ MADDE RGT: 06.03.1965 RG NO: 11946 KANUN NO: 538/110) (YÜR. TAR.: 06.06.1965)
Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciiden itırazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini isteyebilir.
Borçlunun akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def’ilerini aynı kuvvet ve mahiyette belgelerle tevsik etmesi lazımdır.
Akdi reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk ettikten sonra ödeme, takas veya sair bir def’ide bulunamaz.
Takip yukarıda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.
(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 25.11.1988 RG NO: 20000 KANUN NO: 3494/51)
Kira sözleşmesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkum edilir.”

düzenlenmiştir.

İİK 36 ya göre  İcranın geri bırakılması için verilecek süre düzenlenmiştir. 

“Madde 36 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 18.03.2005 RG NO: 25759 KANUN NO: 5311/5) (YÜR. TAR.: 01.06.2005)

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için (DEĞİŞİK İBARE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

Borçlu, Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5)

Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine (EKLENMİŞ İBARE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun (EKLENMİŞ İBARE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması halinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 30.11.2021 RG NO: 31675 KANUN NO: 7343/5) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.”

Kira akdi dışındaki itirazlar ve tahliye Madde 269/C -de düzenlenmiştir. 

“(EKLENMİŞ MADDE RGT: 06.03.1965 RG NO: 11946 KANUN NO: 538/110) (YÜR. TAR.: 06.06.1965)
Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur.
Senet veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen uygulanır.
(DEĞİŞİK İBARE RGT: 21.02.2004 RG NO: 25380 KANUN NO: 5092/11) (KOD 1) İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren on gün geçmesi lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.

Bu kanun maddesine göre icranın geri bırakılması şartları düzenlenmiştir. Ancak Yerel Mahkemenin bir kararın 269/A maddesinde İİK 36 ya atıf yapılmaması nedeni ile İİK 269/A ile verilen kararlara karşı tehiri icra karar verilemeyeceğine karar verilmiştir. ”

“…2004 sayılı İİK’nun amir hükümleri incelendiğinde; İİK’nun 276/3, 69/4, 97/14, 269/c maddeleri uyarınca İİK’nun 36. maddesi hükmüne göre tehiri icra talep edilebileceği, adi kira ve hasılat kiralarına yönelik ödeme emri ve itiraz müddetlerinin İİK’nun onuncu bap kısmında tanzim edildiği, anılı Kanunun 269/a maddesinde ödeme emrine itiraz etmemenin sonuçlarının tanzim edildiği, Kanunun 269/b ve 269/c maddelerinde ise itirazın kaldırılması ve tahliye usulünün tanzim edildiği, bu minvalde Kanunun 269/c maddesinin 3. Fıkrasının son cümlesi tetkik edildiğinde tahliye kararı yönünden aynı Kanunun 36. Maddesine atıf yapıldığı, buna karşılık Kanunun 269/a maddesi yönünden aynı Kanunun 36. Maddesine yönelik herhangi bir atıf yapılmadığı, mahkememizde ikame edilen ve mahkememizin 16/06/2022 tarihli, 2021/673 Esas ve 2022/480 Karar sayılı ilamı ile hükme bağlanan ilamın konusunun İİK’nun 269/a maddesi uyarınca ikame edilen kiralanın tahliyesi davasına yönelik olduğu, bu minvalde Kanunun 269/a maddesi yönünden aynı Kanunun 36. Maddesine yönelik herhangi bir atıf yapılmamış olduğu hususu nazara alındığında anılı dava türü yönünden İİK’nun 36. Maddesinin tatbik edilemeyeceği, dolayısıyla mehil vesikası tanzim edilemeyeceği anlaşılmakla; şikayetin kabulü ile Bodrum 1. Müdürlüğünün 2021/5256 Esas sayılı dosyasında icra müdürlüğünce tanzim edilen 04/07/2022 tarihli mehil vesikasının iptaline…”


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgiler ve yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden tarafımız hiçbir sorumluluk almamaktadır.  Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir.Her konu kendi içerisinde farklıdır. Yazıların kullanılmasından kaynaklı mağduriyetten tarafımız sorumluluk almamaktadır. Hukuk büromuz Bodrum’da görev yapmaktadır. Genellikle Bodrum’daki uyuşmazlıklarla ilgili davalara bakılmaktadır. Bodrum Avukatları olarak Muğla Barosuna bağlı avukatlarız. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60