ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI

Bu yazımızda  çocukla ilişki kurulması ve nafaka hususunun İstinaf Kararı ile kısaca öneminden ve dikkat edilen hususlarından bahsetmiş olacağız.

T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİAntalya 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/836Karar No: 2020/843 Karar Tarihi: 01.07.2020 ;

  • İlgili Kısımlar alıntılanmıştır.

….

Çocuklar ile ana veya baba arasında düzenlenen kişisel ilişki ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç, çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu
suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu bakımdan kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun bedeni, fikri ve ruhsal gelişimi esas alınarak amacı gerçekleştirici bir düzenleme yapılmalıdır.

Velayeti, anneye verilen müşterek çocuk ile davalı baba arasında; refakatçi eşliğinde kişisel ilişki kurulmuştur. Ancak, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yapılan boşanma kararında refakatçinin kim olacağı konusunda bir açıklık bulunmamakta olup, bu durum infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Yine, asıl olan velayet kendisinde bulunmayan ebeveynlerden her birinin müşterek çocukla doğrudan kişisel ilişki kurmasıdır. Somut olayda, çocukla davalı baba arasında refakatçi eşliğinde kişisel ilişki kurulması da davalının, babalık duygularını tatmine elverişli değildir. O halde; çocuk ile baba arasında
babalık duygularını tatmin edecek ve bu hakkın rahatça kullanılmasına engel olmayacak ölçüde refakatçi eşliği olmaksızın kişisel ilişki kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi cihetine gidilmiştir.

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m.186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244,262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m.185/2) ilişkin geçici önlemleri
kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır ( TMK m. 169). Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılmak zorundadır. (TMK 186/3 md.). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3 ve 186/3 maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçları ve TMK’ nun 4. Maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak ve boşanma kararının kesinleşmesi tarihinde sona ermek üzere müşterek çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi yerinde görüldüğünden tarafların bu yöndeki istinaf talebinin reddi cihetine gidilmiştir. 

Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK. Md.182/2). Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir (TMK md.330/1). Velayeti davacı anneye bırakılan müşterek çocuk yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile çocuğun ihtiyaçları gözetilerek nafakaya hükmedildiği anlaşılmakla, iştirak nafakasına yönelik istinaf taleplerinin de esastan reddi cihetine gidilmiştir.

…”

T.C.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİAntalya 2. Hukuk DairesiEsas No: 2018/829Karar No: 2019/227Karar Tarihi: 14.02.2019

“….

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere; velayet
düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların
sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gerekir; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır. Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir.

Kişisel ilişki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu hususta
değerlendirme yapılırken yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulmasıgerekir. Kişisel ilişki düzenlemesinde esas olan çocukların üstün yararıdır. Çocuklar ile ana-babaarasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuklar için bir hak olduğu gibi,

ana ve baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç çocuklar ile ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocukların sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu sebeple, kişisel ilişki analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olmalıdır. Uygun kişisel ilişki süresi,
ebeveyni tatmin edeceği gibi, çocukların kişisel gelişimine de hizmet etmiş olacaktır. Somut olayda, müşterek çocuklar ile davalı baba arasında kurulan kişisel ilişki çocukların bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkileyeceği gibi, babalık duygularının da tatminine elverişli olup, bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemişti.”



Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60