BODRUM BOŞANMA AVUKATI

Yoksulluk nafakası ve şartları nelerdir?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartı ile koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka istenebilir.

a. Taraflardan birinin talepte bulunması gerekmektedir. Hakim re’sen yoksulluk nafakasına karar veremez. Muhakkak boşanma davası ile birlikte talep edilmesine gerek yoktur. Haricen de nafaka davası açılabilir. Ancak anlaşmalı boşanma, anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından vazgeçmiş veya feragat etmiş olmaları halinde daha sonra nafaka davası açılması kötü niyet kabul edilir. Hem kadın hem de erkek yoksulluk nafakası isteme hakkına eşit olarak sahiptir.

b.Talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekmektedir. Talepte bulunanın boşanmada daha kusurlu olması, yoksulluğa düşmüş olsa bile nafakaya karar verilmesine engel oluşturur.

c. Nakafa isteyen eşin, yoksulluğa düşmesi gerekmektedir. Nafaka isteyen eş, çalışma gücünden yoksunsa ve başka bir geliri yoksa, yoksulluk nafakasına hak kazanmaktadır. Yoksulluğa düşen eşin emelli maaşı ya da malları olsa dahi yoksulluğa düşmesini engelleyecek yeterlilikte olup olmadığına bakılır.

d. Takdir edilecek nafakanın, bunu ödeyecek olan eşin mali gücü ile ortantılı olması gerekmektedir. Nafaka ödeyecek eşin mali gücüne bakılır. Nafaka yükümlüsünün ödeme gücü, talepte bulunanın yoksulluk içerisinde olmaması için gerekli olandan dahi azsa hakim uygun olan miktarı verir. Hiç ödeme gücü yok ise o halde nafakaya hükmedilmez. Nafaka yükümlüsünün varlıklı olması, nafaka talep edenin ihtiyaçlarını giderecek miktardan daha fazla nafaka ödemesine karar verilmesi anlamına gelmez. Ödeme gücünün tespitinde sadece yükümlü olan eşin değil, bakmakla yükümlü olduğu kişilerinde gereksinimleri değerlendirilir.

Nafaka davası, boşanma esnasında ileri sürüldü ise boşanma davasına karar verecek olan mahkemece karara bağlanır. Boşanma davasının feri taleplerindedir. Yoksulluk nafakası boşanma davası ile birlikte değil ayrıca talep edilmiş ise o halde davacının yani nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava görülecektir. Nafaka davası açıldıktan sonra daha sonraki aşamalardan nafaka artım veya azaltılması davaları açılabilir. Bu davaların kabulü halinde dava tarihi itibari ile hüküm ifade eder.

NAFAKANIN SÜRESİ NE KADARDIR?

Kural olarak nafaka süresizdir. Yani bir tarafın ölümüne kadar nafaka ödenmektedir. Taraflar nafakanın ödeniş biçimine kendi aralarında anlaşma yapmak sureti ile de düzenleyebilirler ancak hakimin onayı gerekmektedir. Uygulamada genellikle irat şeklinde ödeme yapılmasına karar verilir. Tarafların maddi durumların değişikliğine göre irat miktarları arttırılabilir veya azaltılabilir. Sermaye şeklinde ödenmesine karar verilmesi halinde maddi tazminatın daha sonra azaltılması veya arttırılması mümkün değildir. İrat şeklinde ödenmesine karar verilmiş ise o halde mahkemeden talep etmek gerekmektedir. Nafakanın arttırılması veya azaltılması için haklı durumların varlığı gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse, çalışma gücünün tekrardan kazanılması , nafaka alacaklısının büyük bir mirasa konması, yükümlünün ödeme gücünün önemli bir şekilde azalması nafakanın azaltılması için haklı sebepler olarak gösterilebilir. Hakim gelecek yıllarda da ne şekilde ödeneceği hususunda karar da verebilmektedir. Nafaka artış davalarında karara bağlanacak olan nafakanın gelecek yıllarda arttırımın istenmesi halinde Türkiye İstatistik Kurumunun üretici fiyat endeksindeki artış oranı dikkate alınarak gelecek yıllarda yapılacak artışlara karar verilir.

NAFAKA HANGİ HALLERDE SONA ERER?

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkacaktır. Nafaka alacaklısının nafaka almak için evli olmasa dahi evliymiş gibi yaşaması , yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde mahkeme kararı ile nafaka kaldırılır.