
Yeraltı ve kaynak suları taşınmaz malikinin midir?
Yeraltı Suları ve kaynaklar hakkında Türk medeni kanunun 756. maddesi bu duruma açıklık getirmektedir.
TMK m.756 ” Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak
kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir.
Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu
kütüğüne tescil ile kurulur.
Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı
sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz.
Arazi maliklerinin yeraltı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun
hükümleri saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Özşeker Hukuk Bürosu olarak Bodrum İlçesinde görev yapmaktayız.
Bize 0530 434 48 48- 0536 930 52 60 numaralarından ulaşabilirsiniz.
Anlaşıldığı üzere Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir ancak Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz.
Madde, “kaynaklar” ve “yeraltı suları” arasında önemli bir ayrım yapmaktadır. Kaynaklar, çıktıkları arazinin bütünleyici parçası olarak kabul edilmekte ve mülkiyeti arazi mülkiyeti ile birlikte kazanılmaktadır. Ancak, başkasının arazisindeki kaynaklar üzerindeki hak, tapu kütüğüne tescil edilecek bir irtifak hakkı ile kurulabilir. Yeraltı suları ise kaynaklardan farklı bir hukuki rejime tabidir.
TMK m.756’ya göre, yeraltı suları “kamu yararına ait sulardandır.” Bu ifade, yeraltı sularının özel mülkiyete konu olamayacağını ve tüm toplumun ortak menfaatine hizmet ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
“Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz.” ilkesidir. Bu ilke, toprak sahibinin arazisinin altındaki yeraltı sularına otomatik olarak sahip olmadığını ve bu suların mülkiyetinin Devlet’e ait olduğunu vurgular.
Madde, arazi maliklerinin yeraltı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin olarak “özel kanun hükümlerinin saklı” olduğunu belirtir. Bu atıf, yeraltı sularının kullanımına ilişkin detaylı düzenlemelerin başka kanunlarda yer aldığını göstermektedir.
Özşeker Hukuk Bürosu olarak Bodrum İlçesinde görev yapmaktayız.
Bize 0530 434 48 48- 0536 930 52 60 numaralarından ulaşabilirsiniz.
Yeraltı Sularının Mülkiyeti ve Kullanımı: Özel Kanunlar Çerçevesinde
TMK m.756’nın atıf yaptığı “özel kanun hükümleri”nin başında 167 sayılı Yeraltı Sular Hakkında Kanun gelmektedir. Bu kanun, yeraltı sularının mülkiyeti, aranması, kullanılması korunması ve tescili konularında esaslı düzenlemeler içermektedir.
167 sayılı Kanun’un 1. maddesi, “Yeraltı suları umumî sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” hükmünü getirerek, yeraltı sularının tamamının Devletin mülkiyetinde olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını kesinleştirmiştir. Bu durum, Anayasa’nın 168. maddesinde yer alan “Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” ilkesiyle de uyumludur.
Özşeker Hukuk Bürosu olarak Bodrum İlçesinde görev yapmaktayız.
Bize 0530 434 48 48- 0536 930 52 60 numaralarından ulaşabilirsiniz.
167 sayılı Kanun, yeraltı sularının kullanımını belirli bir rejime bağlamıştır. Bu kanuna göre:
Yeraltı Suyu İşletme Sahaları: Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün teklifi üzerine belirlenen ve ilan edilen “Yeraltı Suyu İşletme Sahaları” içinde kuyu açılması, kuyu adedi, yerleri, derinlikleri ve çekilecek su miktarı DSİ tarafından tayin ve tespit edilir.
İşletme Sahaları Dışında Kullanım: İlan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları dışında her arazi sahibi, arazisinde yeraltı suyu arama ve bulduğu suyu kendi “faydalı ihtiyaçlarına” yetecek miktarda kullanma hakkına sahiptir. Ancak bu durumda da DSİ’den arama ve kullanma belgesi alınması zorunludur.
Faydalı Kullanış ve Emniyetli Verim Haddi: Kanun, “faydalı kullanış” kavramını, yeraltı suyunun içme, temizlik, zirai sulama, sanayi gibi çeşitli amaçlarla kullanılmasını ifade eder. “Emniyetli verim haddi” ise yeraltı suyu deposu verimine zarar vermeden devamlı olarak alınabilecek su miktarını tanımlar. Bu kavramlar, sürdürülebilir su yönetimi açısından büyük önem taşır.
Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker’e ve Av. Derin Özşeker Balkı ‘ya aittir. Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgiler ve yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden tarafımız hiçbir sorumluluk almamaktadır.

