TEMYİZ  KANUN YOLU 

Kural olarak Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu kararlara karşı yapılacak itirazları incelemek üzere taraflar temyiz kanun yoluna başvuruda bulunabilirler.Yargıtay Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu kararı inceledikten sonra kararın esastan bozulmasına karar verilir ise, o halde kararı kaldırarak , dosya kararı veren ilk derece mahkemesine dosyayı gönderecektir. Bu halde ilk derece mahkemesi Yargıtay’ın verdiği bozma kararına uyar ise o halde bu uyma kararına karşı doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulabilmektedir.


Bozmaya uyma veya direnme

HMK MADDE 373 – (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.

(2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.

(3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.

(4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

(5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.

6) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.

(7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.


BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN USULE VE ESASA İLİŞKİN OLARAK VERDİKLERİ TÜM NİHAİ KARARLAR İLE HAKEM KARARLARININ İPTALİ TALEBİ ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR TEMYİZ EDİLEBİLİR. Temyiz edilen mahkeme kararları mal varlığına ilişkin olanlar ile olmayanlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Malvarlığına ilişkin olmayan mahkeme kararlarına karşı istinaf ( Bölge Adliye Mahkemesş) mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar temyiz edilebilirken mal varlığına ilişkin olan mahkeme kararlarının ise temyiz edilebilmesi için belli bir parasal sınırın aşılması aranır.

ÖZEL KANUNLARLA TEMYİZ KANUN YOLUNU SINIRLANDIRAN DÜZENLEMELER MEVCUTTUR .

HMK 362. MADDE DE BU DÜZENLEMELER ŞU ŞEKİLDEDİR ; 

NOT :(HER YIL İÇİN PARASAL SINIR KONTROL EDİLMELİ)


Temyiz edilemeyen kararlar

MADDE 362 – (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:

a) Miktar veya değeri (DEĞİŞİK İBARE RGT: 02.12.2016 RG NO: 29906 KANUN NO: 6763/42)  kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.  

b) (EKLENMİŞ İBARE RGT: 05.08.2017 RG NO: 30142 MÜKERRER KANUN NO: 7035/32) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları  ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar.

(DEĞİŞİK BENT RGT: 28.07.2020 RG NO: 31199 KANUN NO: 7251/39) 

c) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar.

ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar.

d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar.

e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hakimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiili engellerinin çıkması halinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar.

f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar.

(EKLENMİŞ BENT RGT: 28.07.2020 RG NO: 31199 KANUN NO: 7251/39)

g) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar

(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 02.12.2016 RG NO: 29906 KANUN NO: 6763/42) kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü (DEĞİŞİK İBARE RGT: 02.12.2016 RG NO: 29906 KANUN NO: 6763/42) kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.


HMK 371. Maddede Temyiz sebepleri bozma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarında aykırılık bulunması halinde, tarafların iddia ve savunmalarını ispat için sunulan delillerin, dayanılan delillerin kanuni bir sebep olmaksızın reddedilmesi, karara etki eden yargılama hatası veya eksikliklerin bulunması hallerinde Bölge Adliye Mahkemesi veya İlk Derece Mahkemesinin kararını kısmen veya tamamen bozar.

Maddi Hukuka Aykırılık İncelemesi 

Temyiz başvurusunda bulunulduğuda maddi hukuka ve usul kurallarına aykırılık olmak üzere iki hususta inceleme gerçekleştirilir. Temyiz incelemesinin istinaftan farkı , Yargıtay sadece hukuka uygunluk denetimi yapmaktadır.Ancak maddi sonuç hakkında hatalı bir karar verilmiş olsa dahi temyiz sebebi olarak ele alınmayacaktır.

Somut olayda uygulanması gereken maddi hukuk kurallarının veya irade serbestinin geçerli olduğu uyuşmazlılar bakamından taraflar arasında sözleşme hükümlerinin hiç uygulanmaması veya yanlış uygulanması hallerinde maddi hukuk kurallarına aykırılık söz konusudur. Hukuk kurallarının hiç uygulanmamış olması, hukuk normunda tespitinde hata olup olması, hukuk normunun var olup olmadığı, hukuk normunun geçerli olup olmadığı hukuk kurallarına aykırılık olup olmadığı incelemesidir. Hukuk kuralının uygulamasında hataya düşülür ise tespit edilen vakıalara uygun olan hukuk kurallarının uygulanmasında hataya düşülmüştür.

Usuli Kurallara Aykırık İncelemesi 

Usuli kurallara aykırılık  mutlak temyiz sebepleri ile nispi temyiz sebepleri  olmak üzere ikiye aykırılır. Mutlak temyiz sebeplerinde, Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu karara etkisi olup olmadığına bakılmaksızın bozma sebebi oluşturan ağır usul hatalarıdır. HMK 371. Maddede düzenlenmiştir. Mutlak temyiz sebepleri dışında kalan usuli temyiz sebepleri ise nispi temyiz sebepleri kabul edilmektedir.Bu tür nispi temyiz sebepleri sayılan usuli hataların temyiz sebebi oluşturabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının veya İlk derece Mahkemesi kararına etkisi olması gerekmektedir.

Temyiz Başvuru Hususları

  • İlk derece mahkemesinde görülen davanın tarafları temyiz başvurusunda bulunabilirler.
  • Temyize başvuru da bulunulabilmesi için tarafların hukuki yararları mevcut olmalıdır. Mahkeme aleyhine karar vermiş olan veya talebi kısmen veya tamamen reddedilen tarafın temyiz kanun yolu hakkı mevcuttur.
  • Temyiz başvurusu Yargıtayın İlgili hukuk dairesine yapılır.
  • Taraflardan davaya küllü veya cüzi halefleri katıldıysa cumhuriyet savcısı, dava arkadaşlığı halinde her bir ihtiyari dava arkadaşı, mecburi dava arkadaşlığında birlikte hareket etme zorunluluğu ile mecburi dava arkadaşları,davaya müdehale edildi ise tarafla birlikte feri müdahil veya tek başına asli müdahil Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf edebilmektedir.
  • Temyiz incelemesi gerçekleştiren dairenin bozma kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesi veya İlk derece Mahkemesi direnme kararı verirse o halde temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmektedir. Hukuk Genel Kurulu kararına karşı ise direnme söz konusu değildir.
  • Temyiz başvurusu dilekçe ile gerçekleştirilir. HMK 364. maddesinde temyiz dilekçesinde bulunması gereken hususlar belirtilmiştir. Yargıtay tarafların ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sınır ve bağlı değildir.
  • Genel olarak temyiz başvuru süresi 2 haftadır ancak özel kanunlarda farklı süreler öngörülmüş olabilir.
  • Temyiz süresi geçirildiyse, elde olmayan sebepler ile süre kaçırıldıysa eski hale getirme talep edilebileceği gibi, şayet karşı tarafın temyiz başvurusunda bulunmuş olması şartı ile katılma yolu ile temyiz başvurusunda bulunulabilir. Ancak katılma yolunda asıl temyiz başvurusu ile bağlı olması nedeni ile asıl temyiz başvurusunda bulunan diğer tarafın temyiz başvurusundan feragat etmesi veya Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilmesi halinde katılma yolu ile temyiz başvurusu da reddedilecektir.
  • Kural olarak temyize başvurulmuş olma ilk derece Mahkemesi kararının icrasını durdurmaz. Ancak bazı kararların icra edilebilmesi için kesinleşmesi gerekir. Kesinleşmesi gereken kararlar için tıklayınız. 
  • Taraflara ilam tebliğ edilmeden kanun yolu başvurularından feragat etmeleri mümkün değildir.
  • Taraflardan sadece biri temyize başvurmuş ise, temyize başvuran hakkında aleyhe karar verilemez. Bu ilke aleyhe karar verme ilkesidir.
  • Bölge Adliye Mahkemesi veya ilk derece mahkemesi yargıtayın bozma kararına uymak zorunda değildir. Direnebilir ancak her iki tarafta uyulmasını talep ederse o zaman uymak zorundadır.



    Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı
     Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgiler ve yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden tarafımız hiçbir sorumluluk almamaktadır.  Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde   cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Yazıların kullanılmasından kaynaklı mağduriyetten tarafımız sorumluluk almamaktadır. Hukuk büromuz Bodrum’da görev yapmaktadır. Genellikle Bodrum’daki uyuşmazlıklarla ilgili davalara bakılmaktadır. Bodrum Avukatları olarak Muğla Barosuna bağlı avukatlarız. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60

     Özşeker Hukuk Bürosu, Muğla İli Bodrum İlçesinde  Av. Sevin Özşeker Karabudak tarafından kurulmuştur. Hukuk Büromuzda Av. Derin Özşeker ve Av. Sevin Özşeker Karabudak olmak üzere iki avukat tarafından dosyalar takip edilmektedir. Kurulduğu günden itibaren müvekkillerinin hukuki problemlerine kısa zamanda yaratıcı ve etkili çözümler üretmeye çalışmakta ve müvekkillerin hukuki sorunlarını memnun kalabilecekleri en iyi şekilde sonuçlandırmak üzere çalışma sürdürmeye özen göstermekteyiz. Dinamik bir bakış açısı ve sürekli eğitimler ile kendimizi yenilemeye yönelik yaptığımız çalışmalar neticesinde hukuk büromuz ;Gayrimenkul Hukuku, Kira Hukuku, Miras Hukuku, Ceza Hukuku, İş Hukuku, İcra iflas Hukuku, Aile Hukuku ,Ticaret Hukuku, İdare Hukuku, Sigorta Hukuku ve diğer pek çok alanda avukatlık ve danışmanlık hizmetleri  sunmaktayız.