GEÇİT HAKKI

Geçit hakkı TMK madde 747 düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “(1)Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir. (2)Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. (3)Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Bir de diğer geçit hakları başlıklı TMK Madde 748 hükmü mevcuttur. “(1)Taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da taşınmazı üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkı ile tarla yolu, hayvan sulama yolu, kış geçidi, tomruk kaydırma yolu ve oluğu ve bunlara benzer diğer geçitler özel kanun hükümlerine tabidir. (2)Özel kanun hükmü yoksa yerel adet uygulanır.(3)Doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları, tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar. Ancak, bunlardan sürekli nitelikte olanlar beyanlar sütununda gösterilir.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Biz bu yazımızda zorunlu geçit hakkından kısaca bahsedeceğiz.

Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.

Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir.

Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3. maddesi uyarınca tapu sicilinin beyanlar hanesinde yer alan özel sütuna şerhine karar verilmesi gerekir.

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.(T.C. YARGITAY 7. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/6921 Karar No: 2021/2429 Karar Tarihi: 27.10.2021)

Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

KONUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI


T.C. YARGITAY 7. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/6921 Karar No: 2021/2429 Karar Tarihi: 27.10.2021…Somut olayda; mahkemece davacı taşınmazları lehine, 133 ada 131 ve 129 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine 1.alternatif olarak gösterilen yerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Fen Bilirkişi tarafından hazırlanan 14.09.2013 tarihli raporda dört alternatif belirlendiği, 3. ve 4. alternatiflerin dere yatağına çıkması sebebiyle uygun olmadığının belirtildiği görülmüştür. Raporda 2. alternatif olarak belirlenen güzergah ise 133 ada 130 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunmaktadır. 133 ada 130 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü diğer parsellerden daha büyük olduğundan bu parsel üzerinden geçit kurulmasının komşuluk hukuku ilkelerine ve taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibine daha uygun olacağı dikkate alınarak krokide mavi renk ile gösterilen geçit güzergahının 133 ada 132 parsel sayılı taşınmaz ile bağlantısı kurulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir….

Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.Bu tür davalarda uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince öncelikle yüz ölçümü daha büyük olan parseller üzerinden geçit kurulması tercih edilmelidir.T.C. YARGITAY 14. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/2085 Karar No: 2021/3004 Karar Tarihi: 22.04.2021

Geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi gereğince davacıya ulaşım sağlayacak geçitin herhangi bir engelle karşılaşmadan genel kadastro yoluna ulaşması gerekir. Somut olayda, mahkemece kurulan geçitin kadastral yola değil paftasında dere olarak gözüken yere bağlandığı anlaşılmaktadır. Dere yatakları kural olarak Türk Medeni Kanununun 715. maddesi kapsamına giren devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Bu özelliği itibariyle de kamu malıdır. Kamu malı niteliğinde olan bir yerin, kişinin özel istifadesine terki olanaklı değildir. Kısaca belirtmek gerekirse, dere yatağı üzerinden geçit kurulamaz. Kaldı ki geçit davalarındaki amaç, yol ihtiyacı içinde bulunan bir taşınmazın, kesintisiz olarak genel yola ulaşımını sağlamaktır. Dere yatağı tapuya tescil edilmiş bir yer olmadığından bu şekilde kurulan geçitle kesintisizlik ilkesi de ihlal edilmiş olur.

T.C. YARGITAY 14. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/1494 Karar No: 2021/2681 Karar Tarihi: 12.04.2021“…Somut olayda, mahkemece her ne kadar davacıya ait 386 ada 40 sayılı parsel lehine, 386 ada 39 sayılı parsel aleyhine geçit hakkı tesis edilmesine karar verilmişse de; dosyada bulunan taşınmazlara ait pafta ve hükme esas alınan 03.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli kroki incelendiğinde, davacıya ait 40 sayılı parselin, 38 ile 39 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan yola cephesi olduğu halde mahkemece pafta ve krokide “yol” olarak görünen yerden geçit tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının Medeni Kanununun 747. maddesinde öngörülen mutlak ya da nisbi geçit ihtiyacından bahsedilemeyeceğinden mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve paftada “yol” olarak görünen yerden geçit tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir…”

T.C. YARGITAY 14. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/5470 Karar No: 2021/1855 Karar Tarihi: 17.03.2021…”Öncelikle talebin geçit irtifak tesisine dair olduğu ve sınırda …. karayolunun bulunduğu gözetilerek yol konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden keşif yapılarak karayollarının cevabi yazılarında belirtilen şartların sağlanıp sağlanamayacağı ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği davacı tarafından yaptırılacak inşai faaliyetler ile ….yoluna çıkışın bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Taşınmazın mevcut hali ve karayolları mevzuatı gereği ana yola çıkışın mümkün görülmemesi halinde diğer alternatifler araştırılmalı ve değerlerdirilmelidir. Geçit irtifakı tesis edilirken zorunluluk bulunmaması halinde aleyhine geçit kurulacak taşınmazın ekonomik bütünlüğünü bozacak şekilde sınırı dışında geçit irtifakı oluşturulmaması ve 824 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan çalılık ve yolun ayrıldığı sınırlar belirlenerek, tescil harici çalılıktan geçit irtifak tesis edilemeyeceğinin de gözetilmesi gerekmektedir. Bundan ayrı davacı taşınmazının sınırı ve civarında bulunan 810, 811,812 ve 824 parsel sayılı taşınmazların sınırlarını takip edecek şekilde geçit irtifakı tesisi edilip edilemeyeceğinin de tartışılması ve değerlendirilmesi; oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir”….


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60