ECRİMİSİL DAVALARI

Ecrimisil Ne Demektir?

Ecrimisil diğer bir deyişle, haksız işgal tazminatı zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.

08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.Yani kira sözleşmesinde olduğu gibi hukuki bir ilişkiye dayanan bir eylemin olmaması aranmaktadır. Enerji nakil hatları genellikle taşınmazların içerisinde taşınmaz sahibinin haberi olmadan konulmaktadır. Oysa ki enerji nakil hattının hukuki bir ilişkiye dayanması gerekmektedir. Taşınmaz üzerinde belli bir alan istimlak edilmeli ve istimlak bedeli ödenmelidir veya irtifak hakkı tesis edilmelidir. Eğer ki hukuki işlemler yapılmamış ise o halde taşınmaz sahibine ecrimisil bedeli ödenmesi gerekmektedir.

Ecrimisilin konusunu, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.

5 Yıllık zamanaşımı hususunda yargıtay kararlarında farklılık görülse de Yargıtay içtihadı birleştirme kararı ve Yargıtay’ın aynı doğrultudaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları  5 yıllık zamanaşımına tabidir ve bu zamanaşımı dava tarihinden geriye doğru işlemektedir.

Ecrimisil istenebilmesi için malin kiraya verilebilir bir mal olması gerekmektedir. T.C. YARGITAY 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/439 Karar No: 2011/3447 Karar Tarihi: 24.03.2011Ecrimisil isteği bakımından ise; bilindiği üzere, 25.5.1938 tarih 29/10 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ecrimisil, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.

Hak sahibi ecrimisil talep edebilmesi için menni müdehale veya istihkak iddiasında bulunmasına gerek yoktur. Lakin hak sahibinin el atmanın önlenmesi davasını açmamasının haksız zilyedin kullanımına rıza gösterdiği anlamına geldiği durumda, rızanın varlığının kabul edildiği dönem için ecrimisil talep edemeyeceği kabul edilmektedir.

T.C. YARGITAY 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2001/6359 Karar No: 2001/6790 Karar Tarihi: 04.06.2001

Taraflar ana oğul olup davalının davacı annenin muvafakati ile uzun süredir dava konusu evde oturduğu anlaşılmaktadır. Aradan uzun zaman geçmesine rağmen davacı annenin, davalının oturmasına itiraz etmemesi veya ondan bir kira bedeli istememesi oğlunun dava konusu taşınmazda oturmasına muvafakat ettiğini göstermektedir. Hal böyle olunca, ecrimisil davasının reddine karar verilmesi gerekir.

PAYLI MÜLKİYETLERDE, paydaşların birbirlerinden ecrimisil talep edilebilmesi için Yargıtay tarafından intifadan men şartı aranmaktadır. İntifadan men, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda pay sahibinin veya elbirliği mülkiyetine konu bir miras ortaklığında mirasçıların hakkından fazlasını işgal eden, kullanan diğer paydaşını veya mirasçıyı, hakkı olmayan kadarki kısmını işgalden, kullanımdan men etmesi demektir.

İntifadan men edildiğine dair ispat şartı için noter kanalı ile ihtarname gönderilmesi gerekmektedir.

T.C. YARGITAY 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/14878 Karar No: 2016/2700 Karar Tarihi: 07.03.2016

Dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.

İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

Mahkemece, ilkeler uyarınca taraflara imkan ve süre verilerek, taşınmazın arsa niteliği dikkate alınarak, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmesi, inşaat mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı, gayrimenkul değerleme uzmanı bulunamazsa emlakçı ve elektrik mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulundan, emsaller ve davaya konu taşınmaz üzerinden enerji nakil hattı geçirildiğinden taşınmazın zeminini davacının sınırlı da olsa kullanabileceği de gözetilerek ilk dönem ecrimisil bedelinin tespit edilmesi ve diğer dönem ecrimisil bedellerinin ise ilk dönem ecrimisil bedeline ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak değerden az olmamak üzere takdir edilmesi ve bu şekilde belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir.


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Derin Özşeker ‘e ve  Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60