HAVALEYİ YANLIŞ BANKA HESABINA YAPTIM, NE YAPABİLİRİM?

FAKİRLEŞENİN DAVRANIŞI SONUCU ZENGİNLEŞME

SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

(Öncelikle banka ile iletişime geçmelisiniz . Görüşmeleriniz sonuçsuz kalmış ve karşı tarafa ulaşılamamış, ulaşılmış ancak  iadeyi kabul etmemiş  veya kabul etmesine rağmen iadeyi gerçekleştirmiyorsa o halde hukuki yola başvurabilirsiniz.  )

Sebepsiz zenginleşme konusu geniş kapsamlı bir konu olup bu yazımızda sadece sorunun cevabına yer verilecektir.

Karşı tarafa kazandırmada bulunulduğu bilinerek ifa düşüncesi söz konusu olmadan yapılan  başkası aleyhine gerçekleşen zenginleşmeler, ifa dışı sebepsiz zenginleşmedir.

Birinin kendi malı olduğunu düşünerek o malı onarması, başkasına ait olan paranın başkası tarafından kendisine ait sanılarak paralarının arasına karışması, bankada ki kayıt hatası sonucu bir müşterinin hesabındaki paranın başka bir müşterinin hesabına geçirilmesi, ifa dışı sebepsiz zenginleşmeye örnek gösterilmektedir.

 

Havale işlemi yanlış hesaba yapılmış ise o halde sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunu dikkate almamız gerekecektir.  Sebepsiz zenginleşmeden bahsedebilmemiz için bu zenginleşmenin bir edimin ifası veya başka bir yolla, geçerli bir sebebi olmaksızın başkasına ait şeyler ile veya bir başkasının fakirleşmesi ile bir başkasının zenginleşmesi veya fakirleşmesinin önlenmesi gerekmektedir. Bir başkasının banka hesabına yanlışlık ile para gönderilmesi halinde fakirleşenin davranışı ile bir başkasının geçerli bir sebep olmaksızın zenginleşmesine sebebiyet verilmiş olunmaktadır. Burada taraflar arasında bir ifa söz konusu değildir. Burada karşı tarafa yapılan bir kazandırmanın farkında olmadan, özel bir amaç gütmeden fakirleşenin aleyhine gerçekleşen zenginleşmelerden bahsedilmektedir.

Burada uygulama da karşılaşılan dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcuttur. Havalenin yanlış hesaba yapılması halinde para hesap sahibinin tasarrufu içerisine girmiş ve yanlışlıkla gönderilen hesabın sahibi zenginleşmiş olması gerekmektedir. Bu ne demektir? Havalenin yanlış hesaba gönderilmesi durumunda, söz konusu hesabın hacizli olması durumunda ve gönderilen paranın bloke edilmesi halinde banka hesabı sahibinin parayı tasarruf kabiliyeti söz konusu değildir. Bu nedenle sebepsiz zenginleşmeden bahsedilerek paranın ifası ile faiz talep edilemeyecektir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Esas No                :2004/14395 Esas

Karar No    : 2006/1231

Karar Tarihi       :09/02/2006

“Mahkemece, bloke hesapta bekletilen para ile davalının itirazlıda olsa hacizli bir borcunun kapatılarak nedensiz zenginleştiği kabul edilmiş ise de, bu konuda yeterli bir inceleme yapılmamıştır. Dosyaya sunulu Garanti Bankası’nın yazısında paranın bloke hesapta tutulduğu anlaşılmaktadır. Henüz icra dosyasına intikal etmemiştir. Nitekim, temyiz dilekçesine ekli İstanbul 6 ncı İcra Müdürlüğü’nün 2001/34154 esas sayılı dosyasına istinaden 26.10.2004 tarihinde banka şubesine yazılan yazı ile haczin fekkedildiği bildirilmiştir. Havale edilen para hiçbir zaman davalının tasarrufuna geçmediği gibi icra dosyasına da intikal etmediğinden davalının sebepsiz enginleşmesinden söz edilemez. Haciz devam ettiği süre içinde de tasarruf yetkisi kendisinde olmayan davalıdan paranın ve faizinin istenmesi mümkün değildir. Olsa olsa haciz alacaklısının taraf olduğu bir davada paranın borçluya ait olmadığı iddia edilebilir.  O halde mahkemece, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.”

Yukarıda belirtiğim kararda der ki “Olsa olsa haciz alacaklısının taraf olduğu bir davada paranın borçluya ait olmadığı iddia edilebilir.”

 

6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 102. maddesinde de “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır”. Demektedir. Bu hallerde açıklama yapılmaksızın havale yolu ile yanlış banka hesabına para gönderilmesi durumunda borçlu olmadığınızın ispatı gerekecektir. Bu durumda ya karşı taraf borçlu olmadığını kabul edecek ya da siz ödemenin kendi davranışınız ile gerçekleştiğini ve ifa dışı zenginleşme olduğunu ispat etmeniz gerekecektir.

Sebepsiz zenginleşmede iade durumunda davacı kendisi aleyhine geçerli bir sebebe dayanmaksızın davalının zenginleşmesini ispat etmesi gerekmektedir. Aksi halde dava reddedilir. Bu ispat edildiği takdirde kural olarak iyi niyetli sayılan davalı kendisinden iade talep edildiği anda baştaki sebepsiz zenginleşmesinin kısmen veya tamamen ortadan kalkmış olduğunu ispat ettiği takdirde bu miktarda iade borcundan kurtulur. ( Yani iyi niyetli olduğu sırada sebepsiz zenginleşmesi ortadan kalkmış ise, o halde iade borcu mevcut olmaz.)Ancak bunun üzerine de davacı davalının iade borcunu bildiği sırada veya bilmesi gerektiği sırada bu azalmanın kötü niyet içerisinde gerçekleştiğini ispat ederse, davacı davalının elinden çıkmış olan şeyin değerini tazmin etmesini isteyebilir. Bu durumda kötü niyetli olan davalının tek bir şansı kalıyor o da iktisap ettiği şeyin kendisine bir yarar sağlamaksızın ve hiçbir kusuru olmaksızın kaza ya da üçüncü kişinin davranışı sonucunda kısmen veya tamamen telef olduğunu ispat etmesi gerekecektir.

Bu olayda zenginleşenin kötü niyetli sayılması için iade ile yükümlü olduğunu bilmesi yeterlidir. Kime iade olunacağını bilmesi de gerekmez. Bankasındaki hesabına meçhul biri tarafından para yatırıldığını fark eden kişi, kendi çabası ile bu kişiyi bulamayacak dahi olsa durumu bile bile bu hesaptaki tüm parayı kullanırsa kötü niyetli zenginleşene ilişkin hükümler uygulanacaktır. Parayı fakirleşeni düşünerek saklaması gerekmektedir.

Davacı olarak kötü niyetten bahsedilebilmesi için iadeyi talep etmesi gerekmektedir. İade talep edildiği andan itibaren artık iyi niyet tartışmasına gerek kalmayacaktır.

Temerrüt faizi para borçlarında mümkündür. İade edilmesi gereken para borcu ise veya artık para borcuna dönüşmüş ise o halde fakirleşen iade talebinde bulunmasından itibaren temerrüt faizinden bahsedilecektir.

Şunu belirtmek gerekir ki iade borçlusunun iyi niyetli ve kötü niyetli olmasına ilişkin olarak talep edilebilecek konular değişmektedir. TBK madde 79 ve 80 de iyi niyetin rolüne değinilmektedir.

Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yıllın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. TBK madde 82 .

 

 

 

Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır.