altgörsel

DAVA ŞARTLARI

Davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli hallere denir. Mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gereklidir. Buna davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gereklidir. Buna davanın dinlenebilme şartı denilmektedir.

Dava şartları mevcut değilse davanın esası hakkında inceleme yapılamaz ve usulden reddi gerekir.

DAVA ŞARTLARI HMK MADDE 114- 115

  1. Mahkemeye İlişkin Dava Şartla Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunuyor olması ; Ülke, TC coğrafi sınırları ile sınırlıdır. Türk Mahkemeleri ile yabancı Mahkemeler kendi aralarında istinabe yapabilmektedirler. Kişi: Tüm gerçek ve tüzel kişiler Türk Yargısına tabidirler. Bu husus sınırlıdır bazı kişilerin yargılamasına Türk yargısı bakamamaktadır.
    a) Yabancı devletlerin yargı muafiyeti
    Bir devlet başka bir devletin mahkemeleri önünde yargılanamaz. Yabancı Devletlere karşı Türk Mahkemelerinde dava açılamaz.
    Özel hukuk ilişkisinden dolayı yabancı devlete Türk Mahkemelerinde dava açılabilir. (Hukuk Davası) Bu durumda yargı bağışıklığı tanınmamakta. Yabancı devletin diplomatik temsilcilerine tebligat yapılır. Diplomatlar tebligatları kabul etmekten kaçınamazlar. (MÖHUK Md. 49)
    b) Dilomatik temsilcileri yargı muafiyeti (Ajanlar)
    Türkiye’deki ceza yargısından tam olarak muaftırlar. Diplomatik ajanlar aşağıdaki durumlarda ceza yargılamasına tabidirler;
    1.Türkiye Topraklarında özel olarak edindikleri taşınmazlarla ilgili davalar (Ayni hak davaları)
    2. Özel kişi olarak vasiyeti yerine getirme, miras idaresi, mirasçı, vasiyet bırakan sıfatıyla mirasa ilişkin davalar
    3. Resmi görevleri dışında Türkiye’de icra ettiği bir mesleki ve ticari faaliyetle ilgili davalarda hem hukuk davalarında hem de icra iflas takiplerinde yargı muafiyetinden yararlanamazlar.
    Yargı Muafiyeti: Yargı Muafiyeti ancak muafiyeti veren devlet tarafından kaldırılabilir. Yargı muafiyetin kaldırılması hükmün icrası bakımından yeterli değildir, ayrıca muafiyetin kaldırılması kararı gerekir. Ancak yargı muafiyetinden yararlanabilir, Türk Mahkemelerinde dava açabilirler ve açılmış bir davaya müdehale edebilirler. O dava ile doğrudan doğruya ilgili mukabil iddia ve karşı dava açmasında muafiyetini artık ileri süremez. Mahkeme mukabil iddia ve davayı inceler.

    Tanıklık yapma zorunluluğu yoktur, dilerse yapabilirler. Türk Mah. Tarafından tebligat yapılamaz. Diplomatik yolla tebligat yapılabilir.
    c) Konsolosluk ve yargı muafiyeti, Yabancı konsolosluk mensupları kural olarak Türk yargısına tabidirler. Kural olarak konsolosluları yargı muafiyeti yoktur. Ancak konsolosluk sözleşmeleri ile sınırlı muafiyeti ve Viyana Sözleşmesi md. 43/1.

    Türkiyede’ki bir konsolos memuru ve hizmetin resmi görevlileri sırasında işledikleri fiillerden dolayı Türk mahkemelerinde yargılanamaz. 

    Mensup olduğu devletin vekili sıfatıyla yapmadığı bir sözleşmeden doğan veya Türkiye’deki bir taşıt aracının, bir geminin veya bir hava taşıtının sebebiyet verdiği zarar yüzünden üçüncü kişi tarafından açılan hukuk davaları Türk Mahkemeler yargı hakkına sahiptir. Tanıklık için Türk Mahkemelerine çağrılabilir.

  1. Taraflara İlişkin Dava Şartları ; 

    Taraf ehliyeti dava şartıdır.
    Dava ehliyeti dava şartıdır.
    Yasal temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartıdır.
    Davayı takip yetkisi dava şartıdır.
    Ancak taraf sıfatı dava şartı değildir.
    Davaya vekalet ehliyeti ve usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname usule uygun vekaletname olmalı.

  2. Dava Konusuna İlişkin Dava Şartları

a)Kesin hüküm bulunmaması, kesin hükme bağlanmış dava açmak için hukuki yarar yoktur.
b) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartıdır. Aynı dava yeniden açılamaz. Yeni açılmış olan dava bir davanın daha önce aynı veya başka bir Mahkemede açılmış ve görünmekle (derdest) olduğunun tespiti edilmesi halinde yeni dava açıldığı hukuk Mahkemesi, ikinci davanın reddim karar verir. Bunun için üç şart gerekmektedir.

1.Aynı davanın iki kere açılması, dava şartları ikinci dava için söz konusudur.
2.Birinci davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte (derdest) olması, karara bağlanmamış, veya karara bağlanmamış olmakla beraber verilen kararın halen kesinleşmemiş olması gerekir.

Kesinleşmiş olsa dahi istinafa başvurulmamış olsa da istinaf süresinde derdest sayılır. İstinaf süresi dolmadıkça şekli olarak  karar kesinleşmiş olmaz.

Birinci davanın usule ilişkin nihai kararı verilmiş olsa dahi birinci dava artık görülmekte olmadığı için derdest olmaz, aynı davanın tekrar açılır.

Esasa ilişikin bir nihai karar ile sonuçlanmış ve bu hükmün kesinleşmiş olması halinde, bu kesinleşmeden sonra aynı davanın tekrar açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle reddedilir.

Birinci ve ikinci davanın aynı dava olması gerekir. Derdestlik itirazı ikinci davaya karşı yapılır. Aynı Mahkemede açılmışsa o Mahkeme inceler. Aynı Mahkemece inceleme yapar ve aynı konu olduğu kanısına varırsa usulden reddedilir. Farklı derse derdestlik itirazını reddeder.

İki aynı konuda davaya bakılmış, yani ilk davanın kesinleştiği bilinmediği için ikinci dava açılmış ve eksinleşmiş, bu kararlar birbiri ile çelişiyorsa yargılamanın iadesi davası açılarak ikinci karar iptali istenir.

Derdestlik itirazı reddedilmiş ve karar iki dava da farklıysa istinaf sebebidir.

HUKUKİ YARAR

Hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yorum bulunmalıdır. Mahkeme kararına muhtaç olmalıdır.Dava hakkı hukuki yararla sınırlıdır. Aksi halde devletin Mahkemelerini gereksiz meşgul etmiş olur. Korunmaya değer bir hak olmalıdır.  Hukuki yarar güncel olmalıdır. Dava açıldığı anda var olması gerekir.

Dava çeşitlerine göre bazı özellikler gösterir :

Eda davalarında hukuki yarar, olacak muaccel olmalı. Şimdiden, vadesi gelmeden, borcunu ödemeyeceğini, söyleyen kimseye karşı dava açmanın engellenmesine gerek yok. Başka bir yolla hakkını elde edebilecekse o zaman dava yoluna başvurmasına gerek yok. Davacının elinde ilam niteliğinde bir belge varsa ve artık davacının böyle bir belgeye bağlı alacağı için dava açmakta hukuki yararı yoktur.

O basit yolun hukuki korumayı aynı güvenle sağlamaya elverişli bulunması gerekir. Aksi halde o basit yola rağmen ayrı bir dava açmakta hukuki yarar vardır.

Tespit davalarında hukuki yararın güncel olması gerekmektedir. İnşaa davalarda, karşı davalarda her taleple ilgili olarak hukuki yararı dava şartıdır.

Feri Müdehale, davanın ihbarı, delil tespitinde, icra-iflas, ihalede şikayet yolu ile yapılan yolsuzlukla ilgili kendi menfaatinde, şikayet konusu işlemin iptal edilmesinde bulunmalıdır. Yabancı Mahkemelerin kararının tensizinde, gider avansının yatırılmış olmasında, teminat gösterilmesinde teminata ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesinde..

DAVA ŞARTININ İNCELENMESİ

Mahkeme, dava şartının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Kural olarak davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Re’sen araştırmak ve incelemekle yükümlü Re’sen dikkate alınmamış, taraflaca ileri sürülmemiş ve hüküm anında bu noksanlık giderilmişse artık o usulden reddedileme. Çünkü hüküm anında dava şartları tamdır. Bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Dava şartlarım, dava açılmasından hüküm verilmesine adar var olmalıdır. Dava şartı ortadan sonradan kalkarsa o halde usulden reddedilir. İnceleme de bir sıra yok ama mantıki sıra ile incelenmelidir.

Dava şartları noksanlığının giderilmesi mümkün ise o halde bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi gerekir.

Dava noksanlık nedeni ile usulden reddedilirse, dava şartı tamamlandıktan sonra dava yeniden açılabilir ve bu davaya karşı kesin hüküm itirazında bulunulamaz.

Dava şartları ile dava engelleri arasındaki ( İlk itiraz) arasında şu iki fark vardır:

1. Mahkeme dava şartlarını re’sen dikkate almakla yükümlüdür. Dava engelleri ise ancak taraflar ileri sürerse incelenebilmektedir.
2. Davalı, dava şartını her zaman ileri sürebilir. Ancak dava engelleri sadece ilk itirazda ileri sürülmektedir. Aksi halde dinlenmemektedir. İlk itirazlar davanın esastan incelenmesine engel olmaktadır.

Dava şartı noksanlığı nedeni ile reddedilen karar nihai karar olması nedeniyle istinaf edilebilir.


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60