BOŞANMANIN HANGİ SEBEPLE SONA ERDİĞİ MUTLAKA KARARDA BELİRTİLMELİDİR

Boşanma özellikle sonuçları itibariyle çok önemli bir dava türüdür. Nitekim boşanma davası sonucunda tarafların kusur durumlarına göre maddi-manevi tazminat, nafaka, çocukların üstün yararına göre velayet gibi çok önemli talepler hakkında hüküm kurulmaktadır. Yine tarafların boşanmalarına hangi sebeple karar verildiği de çok önemlidir.  Örneğin mal rejimin tasfiyesi davasında boşanma zina veya hayata kast nedeniyle sona erdiyse hakim; zina yapan ya da eşinin hayatına kast eden kadın veya erkeğin artık değerdeki pay oranının takdir yetkisine bağlı olarak hakkaniyete uygun şekilde azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.

Bu nedenle boşanmanın hangi sebeple sona erdiği mutlaka kararda belirtilmelidir. Bu minvalde unutulmaması gereken bir diğer husus taleple bağlılık ilkesidir. Hakim, boşanma dava dilekçesinde hangi sebebe dayanılmış ise o sebeple boşanma davasının kabulüne veya reddine karar vermelidir.

T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi’nin 2016/ 16617 esas, 2018 / 5061 karar, 16.04.2018 tarihli kararı ‘’…1-Davacı erkek “aynı” boşanma davasında birden çok hukuki sebebe dayanarak öncelikle Türk Medeni Kanunu m. 161 (zina nedenli) olmadığı takdirde, Türk Medeni Kanunu m. 163’de gösterilen hukuki sebeplerle boşanma isteminde bulunmuştur. Davacı erkeğin genel boşanma sebebine (TMK m. 166/1) dayalı bir talebi bulunmamaktadır. Münhasıran özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında genel boşanma sebebine (TMK m. 166/1) dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır (HMK m. 26/1).

Mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında herhangi bir kanun maddesi belirtmeksizin davacı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Mahkeme, tarafından kabul edilen boşanma davası yönünden gerekçeli karar başlığında dava zina nedeniyle boşanma davası olarak belirtilmiştir. Buna karşın hükmün gerekçe kısmında ise “Taraflardan davalı-karşı davacının facebook sitesinde başka erkeklerle duygusal ilişki yaşadığı, daha önceden de benzer şekilde eylemleri olduğu, tarafların bu yüzden uzun süredir ayrı yaşadıkları ve bir daha bir araya gelme ihtimallerinin bulunamaması aile birliğinin temelinden sarsıldığının göstergesidir. Anılan tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne’’ yazılmak sureti ile davanın evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) hukuki sebebine dayanarak kabul ettiğini belirtmiştir.

Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (T.C. Anayasa m. 141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m.27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.

Somut olaya gelince; mahkeme, kararın hüküm kısmında boşanmaya dayanak hukuki sebebi ihtiva eden kanun maddesi belirtilmeden, gerekçeli karar başlığında erkeğin boşanma davasını münhasıran zina hukuki sebebine dayandırıp daha sonra, erkeğin davasını evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle kabul ettiği yönünde gerekçe oluşturarak hüküm ile gerekçe arasında ve gerekçenin kendi içerisinde çelişkiye sebebiyet vermiştir. Geçekleşen bu durum karşında, mahkemece verilen karar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Öyleyse, yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir…’’şeklindedir.


Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Sevin Özşeker Karabudak’a ve Av. Derin Özşeker ‘e  aittir. Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgiler ve yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden tarafımız hiçbir sorumluluk almamaktadır.  Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir.Her konu kendi içerisinde farklıdır. Yazıların kullanılmasından kaynaklı mağduriyetten tarafımız sorumluluk almamaktadır. Hukuk büromuz Bodrum’da görev yapmaktadır. Genellikle Bodrum’daki uyuşmazlıklarla ilgili davalara bakılmaktadır. Bodrum Avukatları olarak Muğla Barosuna bağlı avukatlarız. Ayrıntılı bilgi için 0530 434 48 48 – 0536 930 52 60